Özgür Açılım Platformu

   

Çakır Baba ve Kır At…

09 Mart 2010 16:46 kevser cakir Yorum Ekle yazdır yazdır Görüntülenme: 62


Kevser Çakır

Çocukluk anılarıma dair bir yazı yazmaya koyulmanın bu denli zor olacağını pek düşünmemiştim. Doğrusu insanın yaşadığı onca hatıra içinden bir bölümünü seçmesi oldukça zormuş. Hatıralarım “beni seç!” diye seslenirken, hepsinin cazip ama bir o kadar da sıradan olduğunu fark etmem pek fazla vaktimi almadı doğrusu. En nihayetinde kulak verdim hatıralarımın bir bölümünün çağrısına… Ne var ki anlatacaklarımın da çok olağandışı ve orijinal olacağını iddia edemiyorum.

Güzel olmasına karşın durağan bir çocukluk geçirmiş biri olarak çok fazla sıra dışı olayla karşılaşmadım küçükken. Ama yaz tatilleri benim çocukluğum için her daim hatırlanası olmuştu. Canik Dağları’nın tepesine yerleşmiş ve bir Karadeniz köyü olan eski ismi Vazanatta’da, yeni ismi Taşoluk’ta geçerdi yazlarım. Doğaya dokunmanın en güzel adıydı Canik… Evimiz “Düzağız”daydı. Akrabalarımızın çoğu ise “Bakacak”ta oturuyordu.
Devamını Oku »

“Kadın Sorunu”

08 Mart 2010 10:49 ozgur acilim 11 yorum var. yazdır yazdır Görüntülenme: 225

Gülsüm Kavuncu

Ali Şeriati der ki “Mesela erkek olmanın dışında hiçbir fikri, ilmi ve ahlaki özelliği olmayan bir adam, ilmi bir toplantıya katılmakla yetinmez, emir yağdırma, rehberlik etme ve ahkam kesme hakkını da kendisinde görür. ve yine Ali Şeriati der ki; “Oysa ben, sadece ‘kadın olmak’ gibi affedilmez bir suçumdan(!) dolayı yüksek tahsil görmüş, ilmi ve dini incelemeler yapmış, hayatımı ve keyfimi din, insani erdemler ve toplum hizmeti uğruna harcamış ve örtünmüş olsam bile yine de dini bir salonun ardiyesini atılır ve din adamları tarafından susturulurum.”

Varlığını kimi zaman reddettiğimiz, dile getirildiğinde inkar ettiğimiz ya da hep sonraya ertelediğimiz yüzyıllardır peşimizi bırakmayan ve çözülmedikçe de yakamıza daha sıkı yapışan bir gerçeklik “kadın sorunu”. Kadın ve erkek elbette fıtrat olarak birbirinden farklıdır. Allah farklılıkları kulları için bir tanışma, kaynaşma ve tamamlama için yaratmıştır. Farklılıkları üstünlük ya da fazlalık şeklinde algılayarak sorun haline getiren zihniyet bunu yalnız kadın için yapmamış aynı zamanda her türlü farklı dil ve ırk için de yapmıştır. Bu noktada sorulması gereken soru; doğamız gereği sahip olduğumuz farklı özellikler arasında neye göre bir hiyerarşi kurulduğudur.

Devamını Oku »

28 Şubat Notları

05 Mart 2010 11:54 ozgur acilim Yorum Ekle yazdır yazdır Görüntülenme: 112

Ayşenur Korkmaz

Koyulduk birer, ikişer yola. Kadınlar, erkekler, çocuklar, bebeklerle… Elimizde pankartlar, dilimizde uyaran sözcüklerle… Derin uykulardan uyandırmak için, o günleri bir daha asla yaşamamak için!

Tarih: 28 Şubat 2010
Yer: Beyazıt Meydanı
Saat: 13: 00

Pazar günkü dersini eylemlerde yaptı Özgür Açılım. Sabah saatlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde toplanıp Beyazıt Meydanı’na 28 Şubat’ı protesto etmek için yürüdü.

Hayatları karartan o kara lekeli günü unutmayacağını haykıran, bir daha asla darbe almak istemediğini haykıran yüzlerce insanla beraber yürüdü. O güne tanıklık etmemiş, ancak büyüklerinin kötü anılarıyla 28 Şubat’ı bilen masum çocuklarla beraber yürüdü.Meydana varıldığında coşku artmıştı.Darbeci zihniyetin hala sürdürdüğü zulümlere ne pahasına olursa olsun karşı olunacağı bildirildi.
Devamını Oku »

“Dur… Ağlama Gözlerim”

01 Mart 2010 12:14 ozgur acilim Yorum Ekle yazdır yazdır Görüntülenme: 110

Hüseyin Güneş

Geçtiğimiz yıl 3 Mart’ta aramızdan ayrılan şair Yusuf Hayaloğlu, ölümünün birinci yıldönümünde sevenleri tarafından anılıyor. Hayaloğlu’nun daha önce yayınlanmamış şiirlerini bir araya getiren Ağaç Kitabevi Yayınları, “Dur… Ağlama Gözlerim” adında yeni şiir kitabını yayınladı.

Şairin ölümünden sonra hazırlanan kitap 61 şiirinden oluşmaktadır. Ailesinin özlemiyle bezeli şiirle giriş yapılan kitapta Yılmaz Güney’e, Ahmet Kaya’ya ve Şivan Perwer’e yazılmış şiirler de mevcut. Kitaba ismini veren “Dur… Ağlama Gözlerim” adlı şiir, şairin hayatından kesitler sunuyor.

Aslen Tunceli’li olan Hayaloğlu, 1953 yılında Erzincan’nın Kemaliye ilçesinde doğdu. Haydarpaşa Lisesi’ni parasız yatılı olarak okuyan Hayaloğlu, sonraki yıllarda öğrenimini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim bölümünde devam etti.

Hayaloğlu, daha hayattayken birçok şiiri Ahmet Kaya, Fatih Kısaparmak ve Ferhat Tunç gibi sanatçılar tarafından bestelendi. Şiirlerinde arabesk ve sosyalizmi harmanlayan Hayaloğlu, Ah Ulan Rıza, Ayrılık Hediyesi, Gözleri İntihar Mavi, Başım Belada, Hoşça Kal Gözüm, Kod Adı Bahtiyar, Şu Dağlarda Kar Olsaydım, Başkaldırıyorum gibi şiirlerle geniş kitlelere ulaştı.
Devamını Oku »

Bilgi Üniversitesi’nde “Özgüraçılım”…

01 Mart 2010 11:07 ozgur acilim 1 yorum var. yazdır yazdır Görüntülenme: 171

Fotoğraf: Cihat Caner

Sibel Eraslan – Vakit

Bilgi Üniversitesi öğrencileri, “Özgüraçılım Platformu” çatısında “Türk Darbeler Tarihi”ni konuştuk 26 Şubat günü… Santral Kampüsü’ndeki amfi, genç üniversitelilerle, akademisyenlerle doluydu. Üniversite kapısından girerken ister istemez bir tedirginlik yaşadım. Acaba konuşmacı olarak çağırılmış olsam da beni “bu halimle” içeri bırakacaklar mıydı? Bu hal…

Ne garip değil mi? Bir şey yapmadığım halde, “bu halde” olmak bilgisi, beni tedirgin edip başımı ağrıtmaya yetiyordu… Prof. Arendt’in faşizmi tarif ederken kullandığı cümleler gelmişti aklıma, üniversiteye girerken… Faşizm, bir şey yapıp yapmadığınıza değil, “öyle olduğunuza” bakar diyordu Arendt konuşmalarında… Hayatımın son 25 yılına baktığımda, eylemlerimden, işlediklerimden, yapıp yapmadıklarımdan dolayı suçlanmamıştım hiç… “Böyle olduğum” için suçlanmıştım… Bana görüntümün “yasadışı” olmaktan çok, “istenmeyen” olduğu öğretilmişti bir şekilde… Yoksa kendi ülkemde bir üniversiteye girmek, niçin beni bu denli tedirgin etsin ki?
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    DSC_0768DSC_0715DSC_0846DSC_0873c1DSC_0174DSC_0124DSC_0085DSC_0147DSC_0186DSC_0156DSC_0169