“Dur… Ağlama Gözlerim”

Mar 1, 2010 by

Hüseyin Güneş

Geçtiğimiz yıl 3 Mart’ta aramızdan ayrılan şair Yusuf Hayaloğlu, ölümünün birinci yıldönümünde sevenleri tarafından anılıyor. Hayaloğlu’nun daha önce yayınlanmamış şiirlerini bir araya getiren Ağaç Kitabevi Yayınları, “Dur… Ağlama Gözlerim” adında yeni şiir kitabını yayınladı.

Şairin ölümünden sonra hazırlanan kitap 61 şiirinden oluşmaktadır. Ailesinin özlemiyle bezeli şiirle giriş yapılan kitapta Yılmaz Güney’e, Ahmet Kaya’ya ve Şivan Perwer’e yazılmış şiirler de mevcut. Kitaba ismini veren “Dur… Ağlama Gözlerim” adlı şiir, şairin hayatından kesitler sunuyor.

Aslen Tunceli’li olan Hayaloğlu, 1953 yılında Erzincan’nın Kemaliye ilçesinde doğdu. Haydarpaşa Lisesi’ni parasız yatılı olarak okuyan Hayaloğlu, sonraki yıllarda öğrenimini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim bölümünde devam etti.

Hayaloğlu, daha hayattayken birçok şiiri Ahmet Kaya, Fatih Kısaparmak ve Ferhat Tunç gibi sanatçılar tarafından bestelendi. Şiirlerinde arabesk ve sosyalizmi harmanlayan Hayaloğlu, Ah Ulan Rıza, Ayrılık Hediyesi, Gözleri İntihar Mavi, Başım Belada, Hoşça Kal Gözüm, Kod Adı Bahtiyar, Şu Dağlarda Kar Olsaydım, Başkaldırıyorum gibi şiirlerle geniş kitlelere ulaştı.

Kendi deyişiyle “sıfır noktasında yaşamaya alışmış” olan Hayaloğlu, hayatı maceracı ve bir acayip adam olarak yaşadı. Bir yandan alegorik şarkı sözlerinin yazarı olarak anılırken, diğer yandan marksist, kenar mahalleli, varoş ve devrimci imgelerle şiirini süslüyordu.

Şiirlerinde hüznü, acıyı, ihaneti, devrimciliği ve fakirliği anlatan şair, 12 Eylül darbesinde cezaevine düştükten sonra şiirlerinde mahpushaneye geniş yer verdi.

Şairliğini en güzel anlatan yine kendisiydi ve şöyle diyordu: “Şair kardeş, /Fazla imgen var mı ödünç verecek?/ Duyunca dil kurusun, dudak çatlasın, / Benim bu hicranımı bine katlasın… / Öyle bir etki yaratsın ki o zalimde, / Havai fişekler gibi ciğerinde patlasın…”

Geçen yıl 3 Mart’ta “vakit tamam” diyen şair, bizi terk ediyordu. Bu, kırık ve incecik bir veda havasıydı. Bütün alışkanlıklardan ve sıradanlıklardan öteye yorumsuz bir hayatı seçiyordu.

Kitabın tanıtım bülteninde Yusuf Hayaloğlu şu sözlerle anlatılıyor: solcuydu, sağcıydı, Müslüman’dı, demokrattı, Kürt’tü, Türk’tü, muhalifti, şairdi, babaydı, oğuldu, kardeşti, yoldaştı, yorgundu, yiğitti, yılgındı, ürkekti, delikanlıydı, halktı. Herkesin özlemi, Hayaliydi.

Hak ve adalet mücadelesine kendisini vakfetmiş her aydın, sanatçı gibi O da parmaklıkların ardında kaldı. Kader; filmlerini seyrederek haksızlıklarla kavgasına kendisini hazırlayan Yılmaz Güney’le yollarını bu parmaklıklar ardında kesiştirdi. Ahmed’lerinin, Yılmaz’larının gidişini gördü.

Sevdiği herkes gibi O da çekip giderken “Ne kaldı” diye soranlara bir “Ayrılık Hediyesi”dir

“Dur… Ağlama Gözlerim”

* 01.03.2010 tarihli Yenişafak Gazetesi‘nin Kültür Sanat sayfasında yazının bir bölümü yayınlanmıştır…

Related Posts

Tags

Share This

Leave a Comment