Yazan: Zeynep Pekiner
Duvarın kenarından izlemekteyim tek gözümle az ileride olanları. Ve o tek gözümün gördüğü, az kişinin görmeye cesaret ettiği, çok az kişinin de söylemeye cesaret edebildiği bir şeyi anlatacağım size. Kalabalık caddeler. Lüks restoranlar. İndirimler. Şok kampanyalar! Ve iştahla bunlara girip çıkan insanlar! Hatta insanı mal yerine koyup kandırmaları yok mu?.. Adam gibi yapıştırmaz etiketi nedir 4.99 ytl’dir! Hımm 5 ytl’den daha ucuz! Hadi oradan!
Kafa bulandıran bir o kadar da mide bulandıran medya! Şaşırıyorum… ‘Tüketim çılgınlığı’ başlığı altında birçok yazı okumuşsunuzdur dergilerde. Çoğu da samimiyetsiz kişilerin yazdığı, büyük puntolarla önemsenmesi gerek havasını veren (ki o yazıyı kaleme alanın bile teneffüs edemediği bir hava), lakin o yazıyı yazarken süpermarketteki indirim günü dolayısıyla ağzına kadar doldurduğu poşetlerle ekonomik alışveriş yaptığını zanneden budalalardır birçoğu. Bu tip yazılarda ben hiç ‘tüketme, değiştir’ yazısına da rastlamış değilim. Ya da vardır da bunlar büyük puntolarla basılmaya cesaret edilemiyordur. Eh dergi arkasında sponsor olan X firmasının patronu reklam desteğini keser sonra maazallah! Tüketme ama tüket gibi saçma bir ironi vardır bunlarda(sözüm ona ki samimiyetsiz yazarlardır) Ah şu kendini ‘çağdaş’ olarak niteleyen insanların çılgınlığı! İhtiyacını karşılayana kadar değil de doyana kadar yemek yer insanlar. Tokluk yorgunluktur. Ama kaç kişi yorgun olduğunun farkındadır? Ne zaman öleceğini bilmeyen, ortalama en fazla 70-80 yıl ömürlü şu insanoğlunun daha çok para kazanma telaşı ne kadar da anlamsızdır.
Devamını Oku »
Adınla Ey Rahman…
Her şey dahil gerçekler, bütün samimiyetiyle yer alıyor filmde. Köyde, ilk okulda, bir sınıfta, çocuklar etrafında geçiyor İki Dil Bir Bavul.
Yazan: Ammar Kılıç












