1 Şubat 2010′da işsiz kalacakları için, devlet kurumlarına nakillerini isteyen ve 4/C statüsünde çalışmayı reddeden Tekel işçilerinin Ankara’daki direnişleri devam ediyor.
Eylemleri polis tarafından şiddetle bastırılmaya çalışılan tekel işçilerinin karşı çıktıkları ve hiçbir şekilde kabul etmeyecekleri 4/C statüsünün getireceği felaketler şunlar:
‘İş güvencesi ortadan kaldırılarak, 10 aylık bir çalışma süresi öngörülüyor.
Kadrolu işçinin sahip olduğu pek çok hak elinden alınıyor.
(Sendikal örgütlenme hakkı, ikramiye, tazminat vb.)
Ücretleri de oldukça düşüren 4/C statüsü taşeron çalıştırmanın bir nevi, ayağı oluyor.
Tekel işçileri de kapatılan Tekel fabrikası yerine aynı özlük haklarıyla devletin başka bir kurumunda çalışmayı talep ederken karşılarına, var olan tüm haklarının ellerinden alınacağı 4/C statüsü getiriliyor.
Devamını Oku »
Enver Aydemir 32 yaşında. Evli ve iki çocuk babası. Vicdani ret kararından ötürü tutuklanarak işkenceye maruz kalan Aydemir, bize bu acı ve ıstırabıyla daha önceki yıllarda vicdanı ret kararlarından ötürü farklı askeri cezaevlerinde işkenceye maruz kalmış İsmail Saygı’yı, Mehmet Bal’ı ve Mehmet Tarhan’ı hatırlattığı gibi, bütün bu acı ve işkencenin baş sebebi olan militarist zihniyetin ülkemizde ne denli kuvvetli olduğunu da göstermiştir.
Tuba Metin
Ali Bulaç’ın Zaman’da yayımlanan “İstanbul Sosyoloji’de Rezalet” başlıklı yazısından öğrendiğimize göre, İlahiyat öğrencisi iki genç kız, İ.Ü’ye bağlı bir enstitüye mekân olan Seyyid Hasan Paşa Medresesi’nde düzenlenen, Bulaç’ın da konuşmacı olarak katıldığı bir seminere alınmamışlar.












