Özgür Açılım Platformu

   

‘Güle Güle Oturun Paşam!’

27 Şubat 2010 18:02

Bu ülkeyi Osmanlı’nın son dönemlerinden beri krize sokan darbeler tarihi tartışılırken, Zarakolu’ndan bir fıkra; “güle güle oturun paşam!”

Kevser Çakır

Özgür Açılım Platformu ve Sosyal Bilimler Kulübü, 26 Şubat’ta İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü’nde “Türkiye’de Darbeler Tarihi” başlığıyla bir panel gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımın olduğu programın konukları; Sibel Eraslan ve Ragıp Zarakolu idi.

Oturum başkanı Tuba Metin 28 Şubat Darbesi yıldönümüne iki gün kala hazırlanan bu programın öneminden bahsettikten sonra sözü ilk önce Ragıp Zarakolu’na bıraktı. Zarakolu, “bu konu çok ağır bir konu belki haftalarca tartışsak bitmeyebilir. Lakin, Türk Darbeler Tarihi Türkiye Tarihi gibi bir şeydir” diyerek sözlerine başladıktan sonra şu şekilde devam etti;
Devamını Oku »

“Habil ve Kabil, tarihin başlangıcından bu yana süre gelen savaşın adı… Habil kanadı, güçten düşürülmüş mahkum kanat; insan toplumlarına egemen mülkiyet düzeni olan Kabil şirk düzeninin esiri ve tarihin öldürülmüş kesimi durumundaki halk. Bu savaş, Kabil’in bayrağının nesilden nesile egemen sınıfların ve Habil’in kanının diyet ve çağrısının da nesilden nesile mirasçılarının -adalet, özgürlük ve gerçek iman yolunda savaşım veren mahkum halkın- eline geçtiği tarihin bitmeyen savaşıdır. Bu savaş, bütün dönemlerde, her çağda bir başka biçimde sürüp gitmektedir. Tarih boyunca Habil’in safında olan ezilenler (mustazaflar), Kabili düzen tarafından sürekli olarak hor görülmüş ve insanca yaşamdan mahrum kılınarak köleleştirilmeye çalışılmışlardır.

Yaşadığımız coğrafya da uzun zamandır yaşanan baskı ve zulüm bir kez daha Kabili düzenin hayat ve insan adına olan her şeyi kendi egemenliğinin bir nesnesi haline dönüştürme eğiliminin hangi boyutlarda olabileceğini göstermiştir. Yeryüzü, toprak, doğa, emek, insanların kendileri, zaman, ama her şeyi nesneleştirerek görselliğe dayalı acımasız tüketimin bir parçası haline getiren ezenler (müstekbirler), için yegane ölçü; para ve amaç; kar iken, “kalkınma” ve “ilerleme” ise vazgeçilmez büyülü kelimeleridir. Vicdan ve yüreğini yitirmiş modern bir akılla hayata ve olaylara bakan ezenler için değerli olan daha fazlasına sahip olmaktır — ezilenlerin daha da yoksullaşması ve yoksullaşmanın yok oluşları getirmesi pahasına- onlar için hayat sahip olmak ve Sahipler Sınıfı olmaktır…
Devamını Oku »

Türk Darbeler Tarihi

22 Şubat 2010 11:51

Özgür Açılım Platformu ve Sosyal Bilimler Kulübü‘nün işbirliğiyle düzenlenen panelde, Türkiye’nin kuruluşundan bu yana gerçekleştirilen askeri müdahaleler ve bu müdahalelerin toplumsal olaylar üzerindeki etkisi ele alınacaktır.

Tasarım: Gülsüm Kavuncu

Suriye

20 Şubat 2010 11:53

Nicedir gitmek, görmek istediğim Filistinli mültecilerin yaşadığı kampları hayal ediyordum. Yurtlarından ayrılmak durumunda bırakılan bu insanlar nerelerde yaşıyor ve ne yapıyorlardı? Sorularım gün geçtikçe yoğunlaşıyordu. Siyaset Bilimi okumanın yönlendirici bir tarafı vardır. Sizi bir tarafa taraf kılar, siz bir siyasi düşüncenin tarafı olmak zorunda olursunuz. Küçüklükten ümmete taraf olduğumuz için olsa gerek çok zor olmadı bu seçim. Ne var ki, kendi tarafımızı dahi iyi tanımıyorduk daha… Bu da merakımı arttırıyordu. Bir bitiriş projesi seçtim kendime, konusu “Filistinli Mülteciler” olacaktı. Böylece yurtlarından zorla sürgün edilen Filistinlilerin, yolculuk hikâyelerini ve hicret ettikleri topraklarda karşılaştıkları olumlu ve olumsuz olayları en yalın haliyle ifade etmeleri sağlanacak ve biz uzaktakiler de yaşananları bire bir yaşayanlardan duyma imkânı bulacaktık. En nihayetinde de belgesel olacaktı bunun adı… Bu soruları çözmek için bir okul tatilini fırsat bildim. Yakın arkadaşlarım olan Fatma ve Rukiye ile konuştuk ve nihayetinde bu proje üzerinde birlikte çalışmaya karar verdik. Ve yola çıkmak için başladı hazırlıklar… Önce İHH ve Özgür-Der ile istişare ettik, gerekli izinlerin alınması ve ilişkilerin kurulması sağlandı. Sonra biletler ve gün ayarlandı. Kısa süren bir koşuşturmaca sonunda gitmek için hazırdık.
Devamını Oku »

Tevhid İnancı Ve Sosyal Yaşam

15 Şubat 2010 00:45

Özgür Açılım Platformu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü’nde “Tevhid İnancı Ve Sosyal Yaşam” başlığıyla bir söyleşi gerçekleştirildi. Yoğun bir katılımın olduğu programın konuğu sosyolog Abdurrahman Arslan’dı.

Sohbet havasında başlayan programda Abdurrahman Arslan öncelikle Arapça öğrenmediği için islami ilimler konusunda çok ciddi sözler sarf etmeyi istemediğini kaydetti ve şu şekilde devam etti; “Arapça’yı eğer iyi biliyor olsaydım şu an birçok konuda söyleyemediğim düşüncelerimi daha cesur bir şekilde dillendirebilirdim diye düşünüyorum. Benim kendi kanaatime göre, bugün modern dünyayı krize sokan şeyin başında usul gelmektedir. Usul ile yöntem arasında muazzam bir fark vardır. Ve usulün bize getirdiği o büyük zenginliğin farkında olamadığımız için, bugün sıkıntılar yaşıyoruz. Hadis, tefsir ve benzeri usullere baktığımızda, bu usul çalışmalarının çok ciddi bir felsefi temel üzerine oturduğunu fark edebiliriz. Bizim bu felsefi temeli, çok uzun bir zaman anlamadığımızı ya da fark etmediğimizi düşünüyorum. Uzun yıllar birbirimize bir metodoloji sorunumuz olduğunu söyleyerek, işimizi hallettiğimizi sandık. Oysa bu lafı ifade etmek çok kolaydır “bizim bir metodoloji sorunumuz var.” Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    DSC_0768DSC_0715DSC_0846DSC_0873c1DSC_0174DSC_0124DSC_0085DSC_0147DSC_0186DSC_0156DSC_0169