Varlığım bir yoklukmuş sende
Çaresizliğim bir çareye gebeymiş senle
Sızlanışlarım serzenişten öte sana ulaşan tınılarmış
Gayeler değil gayeyi bulma sancısıymış doğuş
Seni görmeyeli solmuş idrak, solmuş bakış,solmuş duyuş,solmuş hissediş
Aramak hakikati..dindirilemez soluksuz bir arayış
Öyle özlemek aynı sancıyla demlenen sinelerin varlığını
Etrafına bakmak sonra dönüp ardınsıra bakmak tekrar
Bir ses aramak özdeş…
Bu bi haykırış bu bi diriliş bu bi soluklanma susuzluğun dinmesi
Bu asıl ölüş bu asıl yorgunluk bu asıl susuzluk dindirilemez!
Bir aksi sada aramak tekrar…
‘O, ona şahdamarından daha yakındır.’
Şeyma Nur Boz



























“Öyle özlemek aynı sancıyla demlenen sinelerin varlığını
Etrafına bakmak sonra dönüp ardınsıra bakmak tekrar”
ve görememek söz verenleri…
nerelerdesin?…
..Allahu alem..
Hadi Bulun En Zayıf Yerimi
İnsan kendisini merak etmeli;
hem de ölümüne merak etmeli.
Gün bitti işte…
Kim farkında bunun senden
başka…
Herkes bu yenilgiyi nasıl da
rahat kabulleniyor…
Vaatlerini tutmadı gün.
Kimse kendisini merak etmedi.
Sabırsızlığın bundan;
bundan çocuksu hasretin…
Kabullenince herkes yaşamını
sen ortaya kendini koydun…
ve bütün suçlarını üzerine
aldın sonra
Bundan işte
bu çocuksu hasretin
Ve ölümcül bir rulet oynadın
insanlarla
hadi dedin, hadi bulun
en zayıf yerimi…
Ve diktin gözlerini gözlerine
kastın bedenini
yükselttin omuzlarını
Öylece kaldın…
Baktılar sana… Baktılar…
Ama yüreğini bir türlü
göremediler.