Başörtülü Bir Kız Tiyatroya Aşık Olursa?!

Şub 9, 2010 by

Ayşenur Korkmaz

“Ne söylesem bilmiyorum. Çünkü neresinden tutsam elimde kalıyor tiyatro.”

Tiyatroya deli gibi âşık birinin bu cümleleri söylemesi güç değil mi?

İlk başlarda hiçbir şey umurumda değildi. Hangi engel çıkarsa çıksın ben tiyatroya olan sevgimi asla yitirmeyecekmişim gibi geliyordu. Lisede zorların ”bu kadar zor” olacağından bihaber oyunları oynuyordum. Oynadıkça sevgim büyüyordu. Sevgim büyüdükçe planlarım, gelecekten beklentilerim değişiyordu. En önemlisi de ben değişiyordum.

Söyledim ya ilk başta her şey kolaydı. Sadece kostümüm, arkamda dekorum, karşımda seyircim olacak sanıyordum ben. Ne pahasına olursa olsun içimdeki rol yapma aşkını doyasıya yaşayacak, oynadığım kahramanın ruhunu bedenimin içine “ustaca” yerleştirecektim. Birkaç saatlik de olsa ben “o” olacaktım. Oynarken seyircimden önce “ben” büyülenecektim. Ehh bilirsiniz sorunların zamanlaması mükemmeldir. Her şey güzel iken gazap tohumları ekiliverir yollarınıza. Çabucak büyür, büyürler. Önünüzü göremez olursunuz.
Hikayem basit benim:

Yoluma bolca tohum ekilmişti. En zehirlilerinden, en acı verenlerinden bir sürü tohum… Zehirli olanlara aşinaydım ben. Tanırdım onları. Belki birkaçını siz de tanırsınız. Adları ”örtülülere sosyal hayat mı?!” ”müslümanlar sanattan anlamaz.” ”tiyatro onların neyine?” tohumlarıdır. Zehirlerinin etki oranı çok yüksektir.

En acı verenleri mi soruyorsunuz?

Onlar farkında olmaksızın zehirlilerin köklerini beslerler. İslamiyete aykırılık içermeyen bir tiyatro oyunu bile olsa karşı çıkarlar örneğin. Sanatı sadece haz için değil yararlı bir amaç uğrunda araç olarak kullansanız bile şansınız yoktur. Görürsünüz ki bu tohumlar istemeden de olsa zehirli olanların tarafına geçmiş size karşı savaşıyorlardır.

Hikayemin başrol tohumlarına ve bana ne olduğunu merak ediyorsunuz değil mi? Size söyleyeyim ne oldu:

Ben hep tiyatroda ya erkektim ya yaşlı kadın!

Niçin?

Çünkü biliyordum ki hiçbir zaman başörtülü kız rolü oynayamayacaktım. Çünkü tohumlar başörtülü kızı öyle zehirlemişlerdi ki, tiyatro da bile insanların karşısına çıkmıyordu. Yaşadığı ağır dramı tiyatroda bile anlatmıyordu. Ve ben böylece bir erkek nasıl tesbih sallar, nasıl kılıç çekip savaşır, nasıl kalın, gür sesle konuşur öğrenmiş oldum. Ya da yaşlı bir nine nasıl iki büklüm yürür, nasıl ağrı çeker, nasıl özlem çeker hissetmiş oldum.

Bana kızanlarınız vardır. Kızmayın olur mu? Ben gelecek tarlamdaki gazap tohumlarını hala temizleme yememişken ya başka örtülü bir kız tiyatroya âşık olursa?

Related Posts

Tags

Share This

4 Comments

  1. ozde

    size nasil tesekkur etmeliyim bilemedim hislerimi belirtmissiniz sanki.ben bu konuda google a yazarken bile supheliydim bir yol gosterici bulmam imkansiz die.bizi ne hale getirmisler dusunun artik.bizi bize yabancilastirmislar:( cunku bizler bile basortulu olarak nasil sahnewde oyun oynarsin die dusunur olmusuz ama benimde planlarim var artik birseryler yapmak lazim bu herkesin yASADIGI BIR DUNYA 1 KESIMIN DEGILLL..

  2. Sevgili Özde,

    Ben Özgür Açılım Platformu sitesinde ”Başörtülü Kız Tiyatroya Aşık Olursa” başlıklı yazının sahibi Ayşenur Korkmaz.

    Yorumun ilgimi çekti.Başörtü ile tiyatroya yönelmek her insanın cesaret edebileceği bir durum değil.Bu konuda harekete geçmek istediğini söylemişsin.Ben de harekete geçmek için çabalıyorum.

    Ben Bilgi Üniversitesi’nde okuyorum.Orada bağımsız bir tiyatro topluluğu kurmak istiyorum.Benimle çok az kişi var.Oyunumuz oyuncumuz bile yok.Okyanusta pusulasız dolaşan bir gemiye benzetiyorum kendimi.
    Sen biraz kendinden ve tiyatro tecrübelerinden bahseder misin?Ortak iş yaparak bir grup oluşturmaya nasıl bakarsın?

    email adresim: aysenurkorkmaz72@hotmail.com

    Sevgilerimle
    Ayşenur Korkmaz

  3. anlamış değilim halen nasıl ezik edebiyatı yapıldıgını. burasi kusmukların sahnesi değildi. burasi yokluk ve varlik işgalinizden sonra son perde şikayet terennümlerinizle kalkınmamalı.. aklınızı kalbinizin tam üstüne bırakın. ve artik başörtülüler üzerinden yürüttüğünüz bu saçmalığa bir son verin. başörtülülerin bilmediği bir halt yok ki. ve bilmek denen realitenin müslümanlikla bir alaksi yok. örtülüler bence dünyanın en çağdaş insanlarıdır. düşünün ne kadar da bu çağaın insanları olmasalarda onlarla..! aynı çağda yaşamaya mahkum edilmişler. mahkum mu. bu doğru değil. imtihan bunun adi. müslüman havvanın yeryüzünde örtünme mücadelesi mi.. siyasi bir hubut gibi. bu da olmadi.. o zamn ne. bu bir oyun mu. ne zaman sahnelenecek. bitti(mi).

  4. “bu herkesin yASADIGI BIR DUNYA 1 KESIMIN DEGILLL..”. evet, değil mi arkadaşlar bu dünya çok güzel onu yaşamak lazım.bu dünyaya 1 kez geliyoruz iyi değerlendirmek lazım.tiyatroya aşık (!?) olmak lazım.tiyatroya aşık falan olduğunuz yok, diğer kesime bakarak yaşadığınız eziklikten dolayı, “ben de varım” deme ihtiyacınız var.mesele ilgi çekmek, yani birileri tarafından takdir edilmek.şimdi ben bu “platformda” bir hadis söylesem çok banal gelir size ama gelip buraya okuyanlar da var söyleyeceğim: “dünya bir yolcunun asıl menziline giderken konakladığı han gibidir”. ben de bu dünyayı labirente benzetiyorum.allah bizi bu labirente bırakıyor, hiçbir bilgimiz yok, labirent hakkında,öncesinden sonrasından haberimiz yok.ve sonra labirentteki peynirlere takılıoruz.halbuki labirent bir meçhul, labirentin mahiyetini ve sonrasında çıkışı çözmeliyiz.ama insanların çoğu bu yabancısı ve hapsi olduğu labirentte peynir yığmakla meşgul.
    dediğim giib siz tiyatroya aşık falan değilsiniz.ve tiyatroda rol almakla neyi elde etmiş olacaksınız?neyi başarmış olacaksınız.siz bu platformda “müslüman öğrencilerin oluşturduğu bir platformdur” diyorsanız ben de size şunu söyleme hakkını görüyorum kendimde:tiyatroda rol almak sanki herşey yolunda, müslümanların müslüman bir devleti var da iş tiyatroya kalmış gibi.zaten tiyatro sevdasında olan birinin dava bilincinde olacağını zannetmiyorum.sizin gibilerin diğerlerinden farkı sadece başörtünüz.ve o da sizin için bir çaput parçası.çünkü onun sorumluluğunu taşıyamıyorsunuz.habire ötekinden farklı olmadığınızı ispatlamaya çalışıyorsunuz, tiyatro örneğinde olduğu gibi.kardeşim o zaman açın başınızı olsun bitsin.diğer başörtülüleri de yozlaştırmaya hakkınız yok.

Leave a Comment