Özgür Açılım Platformu

   

Çakır Baba ve Kır At…

09 Mart 2010 16:46


Kevser Çakır

Çocukluk anılarıma dair bir yazı yazmaya koyulmanın bu denli zor olacağını pek düşünmemiştim. Doğrusu insanın yaşadığı onca hatıra içinden bir bölümünü seçmesi oldukça zormuş. Hatıralarım “beni seç!” diye seslenirken, hepsinin cazip ama bir o kadar da sıradan olduğunu fark etmem pek fazla vaktimi almadı doğrusu. En nihayetinde kulak verdim hatıralarımın bir bölümünün çağrısına… Ne var ki anlatacaklarımın da çok olağandışı ve orijinal olacağını iddia edemiyorum.

Güzel olmasına karşın durağan bir çocukluk geçirmiş biri olarak çok fazla sıra dışı olayla karşılaşmadım küçükken. Ama yaz tatilleri benim çocukluğum için her daim hatırlanası olmuştu. Canik Dağları’nın tepesine yerleşmiş ve bir Karadeniz köyü olan eski ismi Vazanatta’da, yeni ismi Taşoluk’ta geçerdi yazlarım. Doğaya dokunmanın en güzel adıydı Canik… Evimiz “Düzağız”daydı. Akrabalarımızın çoğu ise “Bakacak”ta oturuyordu.
Devamını Oku »

28 Şubat Notları

05 Mart 2010 11:54

Ayşenur Korkmaz

Koyulduk birer, ikişer yola. Kadınlar, erkekler, çocuklar, bebeklerle… Elimizde pankartlar, dilimizde uyaran sözcüklerle… Derin uykulardan uyandırmak için, o günleri bir daha asla yaşamamak için!

Tarih: 28 Şubat 2010
Yer: Beyazıt Meydanı
Saat: 13: 00

Pazar günkü dersini eylemlerde yaptı Özgür Açılım. Sabah saatlerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi önünde toplanıp Beyazıt Meydanı’na 28 Şubat’ı protesto etmek için yürüdü.

Hayatları karartan o kara lekeli günü unutmayacağını haykıran, bir daha asla darbe almak istemediğini haykıran yüzlerce insanla beraber yürüdü. O güne tanıklık etmemiş, ancak büyüklerinin kötü anılarıyla 28 Şubat’ı bilen masum çocuklarla beraber yürüdü.Meydana varıldığında coşku artmıştı.Darbeci zihniyetin hala sürdürdüğü zulümlere ne pahasına olursa olsun karşı olunacağı bildirildi.
Devamını Oku »

“Dur… Ağlama Gözlerim”

01 Mart 2010 12:14

Hüseyin Güneş

Geçtiğimiz yıl 3 Mart’ta aramızdan ayrılan şair Yusuf Hayaloğlu, ölümünün birinci yıldönümünde sevenleri tarafından anılıyor. Hayaloğlu’nun daha önce yayınlanmamış şiirlerini bir araya getiren Ağaç Kitabevi Yayınları, “Dur… Ağlama Gözlerim” adında yeni şiir kitabını yayınladı.

Şairin ölümünden sonra hazırlanan kitap 61 şiirinden oluşmaktadır. Ailesinin özlemiyle bezeli şiirle giriş yapılan kitapta Yılmaz Güney’e, Ahmet Kaya’ya ve Şivan Perwer’e yazılmış şiirler de mevcut. Kitaba ismini veren “Dur… Ağlama Gözlerim” adlı şiir, şairin hayatından kesitler sunuyor.

Aslen Tunceli’li olan Hayaloğlu, 1953 yılında Erzincan’nın Kemaliye ilçesinde doğdu. Haydarpaşa Lisesi’ni parasız yatılı olarak okuyan Hayaloğlu, sonraki yıllarda öğrenimini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim bölümünde devam etti.

Hayaloğlu, daha hayattayken birçok şiiri Ahmet Kaya, Fatih Kısaparmak ve Ferhat Tunç gibi sanatçılar tarafından bestelendi. Şiirlerinde arabesk ve sosyalizmi harmanlayan Hayaloğlu, Ah Ulan Rıza, Ayrılık Hediyesi, Gözleri İntihar Mavi, Başım Belada, Hoşça Kal Gözüm, Kod Adı Bahtiyar, Şu Dağlarda Kar Olsaydım, Başkaldırıyorum gibi şiirlerle geniş kitlelere ulaştı.
Devamını Oku »

Fotoğraf: Cihat Caner

Sibel Eraslan – Vakit

Bilgi Üniversitesi öğrencileri, “Özgüraçılım Platformu” çatısında “Türk Darbeler Tarihi”ni konuştuk 26 Şubat günü… Santral Kampüsü’ndeki amfi, genç üniversitelilerle, akademisyenlerle doluydu. Üniversite kapısından girerken ister istemez bir tedirginlik yaşadım. Acaba konuşmacı olarak çağırılmış olsam da beni “bu halimle” içeri bırakacaklar mıydı? Bu hal…

Ne garip değil mi? Bir şey yapmadığım halde, “bu halde” olmak bilgisi, beni tedirgin edip başımı ağrıtmaya yetiyordu… Prof. Arendt’in faşizmi tarif ederken kullandığı cümleler gelmişti aklıma, üniversiteye girerken… Faşizm, bir şey yapıp yapmadığınıza değil, “öyle olduğunuza” bakar diyordu Arendt konuşmalarında… Hayatımın son 25 yılına baktığımda, eylemlerimden, işlediklerimden, yapıp yapmadıklarımdan dolayı suçlanmamıştım hiç… “Böyle olduğum” için suçlanmıştım… Bana görüntümün “yasadışı” olmaktan çok, “istenmeyen” olduğu öğretilmişti bir şekilde… Yoksa kendi ülkemde bir üniversiteye girmek, niçin beni bu denli tedirgin etsin ki?
Devamını Oku »

‘Güle Güle Oturun Paşam!’

27 Şubat 2010 18:02

Bu ülkeyi Osmanlı’nın son dönemlerinden beri krize sokan darbeler tarihi tartışılırken, Zarakolu’ndan bir fıkra; “güle güle oturun paşam!”

Kevser Çakır

Özgür Açılım Platformu ve Sosyal Bilimler Kulübü, 26 Şubat’ta İstanbul Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü’nde “Türkiye’de Darbeler Tarihi” başlığıyla bir panel gerçekleştirdi. Yoğun bir katılımın olduğu programın konukları; Sibel Eraslan ve Ragıp Zarakolu idi.

Oturum başkanı Tuba Metin 28 Şubat Darbesi yıldönümüne iki gün kala hazırlanan bu programın öneminden bahsettikten sonra sözü ilk önce Ragıp Zarakolu’na bıraktı. Zarakolu, “bu konu çok ağır bir konu belki haftalarca tartışsak bitmeyebilir. Lakin, Türk Darbeler Tarihi Türkiye Tarihi gibi bir şeydir” diyerek sözlerine başladıktan sonra şu şekilde devam etti;
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    DSC_0768DSC_0715DSC_0846DSC_0873c1DSC_0174DSC_0124DSC_0085DSC_0147DSC_0186DSC_0156DSC_0169