Yazan: Selman Demirci
(Aynur Tezcan; soğuk algınlığı ve yüksek ateş nedeniyle Çapa Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürülen, “çarşaflı” olduğu için uzun süre kimsenin ilgilenmediği, yedi saatlik ilgisizlikten, geç müdahale ve yanlış uygulamalardan dolayı beyin ölümü gerçekleşen, bitkisel hayatta bir süre ayrımcılığın derin acısını yaşadıktan(!) sonra ömrünün baharında hayata gözlerini yuman kardeşime ithaf olunur.)
Zihinleri çarşafın kadar siyah insanlar güneş kadar aydınlık yüreğini anlayamazdı çocuk! Yarasalar aydınlığı idrak edemez. Bu, gün gibi açık; lakin şu nasipsizleri teşhir için batmalı mıydın? Dinmez bir ıstırapla sımsıcak gözyaşları yuvarlamak yeter mi ardından. Bu insanlara( hâşâ bunlar insan olamaz!) günlerce lanet etsem kâfi midir yasını tutmaya çocuk? Ağlıyorum evet, erkekler de ağlar bilir misin? Ancak onlar her şeye ağlamaz çocuk, onlarda gözyaşı, felaketin korkunç yüzüdür, kemiğe kadar işleyen bir acının tahammül haddinin fevkine çıkışıdır. Ama eli kolu bağlı oturmak kadar acısı yoktur.
Devamını Oku »
Kelimeler yorgun anlatamıyor derdini,

Danıştay 8. Dairesi, YÖK’ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu.












