Özgür Açılım

   

Müslümanlar ve 1 Mayıs

01 Mayıs 2010 11:20

Gülsüm Kavuncu

Türkiye’de İslam bazı çevreler tarafından gerçek hayatın dışına çıkarılmış ve birkaç dini pratiğin ötesinde gündelik hayatta karşımıza çıkan sorunlara cevap veremez nitelikte bir din haline getirilmiştir. Oysa İslam tam da adaletsizliklerin, zalimliklerin, aşağılanmanın, kula kulluk etmenin git gide çoğaldığı cahiliye döneminde Arap toplumuna bir tokat gibi çarpacak ayetlerle gelmiştir.

Köleliğe ve zengin sınıfların zulmüne karşı Kuran tüm insanların eşit olduğunu vurgularken üstünlüğün yalnız takva ile olacağını söylemiştir. Bu yüzyılda ise ‘modern köleler’ olarak işçi ve emekçiler sağlıksız koşullarda ve emeğinin tam karşılığını alamadan hiç durmadan çalışmaya mahkum hale getirilmiştir. Buna karşılık Türkiye Müslümanlarının bir kısmı kapitalizmin büyüsüne kapılmış, zenginliği bir statü olarak görerek yaşamlarını sürdürürken, işçilerin uğradıkları zulme ve haksızlıklara karşı derin bir sessizliğe gömülmüş durumdalar. Oysa Kuran der ki “Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka bir veliniz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.” (Hud 113)
Devamını Oku »

“…ezilip horlanan çocuklar hakkında, yetimler için adaleti yerine getirmeniz hakkında Kitap’ta olup da yüzünüze karşı okunan şeyler var. Hayır olarak yaptığınız her şeyi Allah, hakkıyla bilmektedir.” (Nisa Suresi/127)

Her yıl gazete manşetlerinde, akşam haberlerinde ve devletlûlarımızın açıklamalarında 23 Nisan’ın TBMM’nin açılışının yıl dönümü ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak tüm yurtta, KKTC’de ve dış temsilciliklerde büyük bir coşkuyla kutlandığı iddia edilir. Her ne kadar yüce devletimiz, yaşadığımız bu ülkenin çocuklarının bir kısmını sokak çocuğu, bir kısmını terörist ve bir kısmını da cumhuriyetinin yüce değerlerinden mahrum, zavallılar olarak tanımlayıp düşman gösterse de, tutuklasa da, katletse de…

Bu coşkulu kutlamalarının esnasında, arifesinde ya da ertesinde, bu çocuklardan kimisi günlerce aç uyumak zorunda kalırken, kimisi kışın soğuk günlerinde tir tir titrerken, kimisi bir dilim ekmeğe muhtaç halde yaşamını sürdürürken hatırlanmazlar bile. Zira onlar azgın liberalleşmenin, sermayenin ve yüce devletlûlarımızın korkulu rüyaları; sokak çocuklarıdırlar…
Devamını Oku »

Bal Gibi Hakikat

17 Nisan 2010 14:22

Sonra yine sana döneceğim ey çocuk!

Sema Erdoğan

Fotoğrafı ve’l asr ile açıkla derdi babam
Kuyulardır, derindir, içinde adam vardır
Yusuf bile düşmüştür Aleyhisselam!

Ah Muhsin Ünlü

Sesleri dinlemeyi kendine öğret; şunu anla ki sütün çıkardığı ses, suyun

çıkardığı sesten farklıdır. Fakat nedense bu hakikate dikkat etmeyiz.

A. Tarkovsky

Devamını Oku »

Kevser Çakır

Yenibosna İstanbul Fuar Merkezi’nde toplanan Özgür Açılım Platformu ve Özgür-Der üyeleri, “Tesettür Moda Fuarı”nı protesto etti.

Yenibosna İstanbul Fuar Merkezi’nde 08-11 Nisan tarihleri arasında düzenlenen Tesettür Moda Fuarı’nın yapıldığı binanın önünde dün saat 14:30′da toplanan grup, “Teşhir için değil, Takva için örtü”, “Kapitalizmin nesnesi olmayacağız!”, “Uyan, Diren, Özgürleş!” sloganları attı.

İlk olarak Özgür-Der adına Zehra Çomaklı konuşma yaptı. Çomaklı; kadının tesettür algısı ile oynandığını, tesettürün ilk önce başörtüsüne indirgendiğini ve kadının insanın hazlarına yönelik bir obje gibi kullanıldığını ifade ederek, kapitalizmin dini kavramlar üzerinde yaptığı tahribatlara izin vermeyeceklerini ve tesettürün Müslüman kadının kimliği olduğu vurgusunu yaptı. Daha sonra Özgür Açılım Platformu’nun hazırladığı bildiriyi Esra Aydın okudu.
Devamını Oku »

Ermeniler Ve Aldatanlar

31 Mart 2010 16:04

Mehmet Ali Başaran

Bir süredir Ali Şükrü Bey’den bahsetmek istiyordum.

Birinci Meclis’te mebus olan muhalif delikanlıdan; onu öldüren Topal Osman’dan; onu Topal Osman’a öldürttükten sonra Topal Osman’ı da öldürten Mustafa Kemal’den..

Buradan resmi tarihe gelecektim.

Tarihe şirk koşmadan resmi tarihe varılamaz ya, ben de yaygın “aydın” tavrını takınıp ikinci cümlemin sağına soluna “iddia edildiğine” ilişkin ibareler ekleyeyim:

Efendim, işin ucu “ulu önder”e dayanıyor ve bu cinayetler ululamaya mani oluyor ve bu türlü iddialar var!

Yeri gelmişken, cumhuriyetle birlikte ümmetten millet/ulus yaratıldığı ile övünenler için Ernest Renan’ın iddiası da şu yönde:

“Tarihi unutmak -ve cesaretle söyleyebilirim- yanlış anlamak, bir ulus yaratmada temel etkendir.”

Tarihe bakmakla resmi tarihten bakmak arasında uluslar kadar fark var!

Birazcık sükunet, kıyas, aklı selim ve izanla yaklaştığında insan, ‘öyle değil de böyle’ olabileceği ihtimali beliriyor.

Dahası, dahası geliyor ve gerçek çiçek gibi açıyor kendini.

Ben hiç de bilimsel olmayan, son derece avam bir akıl yürütme ile diyorum ki bu ülkede, daha düne kadar, her türlü teknoloji ile kayıt altına alınıp yarın hesabı sorulabilecekken ne Darbeler, ne Diyarbakır Cezaevleri, işkenceler, faili ‘meçhul’ cinayetler, banka hortumlamaları oldu.
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    EA4EA5EA6EA1EA1EA1semih kaplanoğlu----semih kaplanoğlu--semih kaplanoğlu-semih kaplanoğlu54