Özgür Açılım

   

Barış İçin Vicdani Red Platformu, askerlik yapmak istemediği için tutuklanarak askeri cezaevine konulan Vicdani Retçi Enver Aydemir’in serbest bırakılmasını için Galatasaray Meydanında düzenlediği basın açıklamasında Özgür Açılım Platformu olarak oradaydık…

Galatasaray Meydanı’nda toplanan, beyaz fularlar takan Barış İçin Vicdani Red Platformu, üzerinde “Askere gitme kardeş kanı dökme” ve “Vicdani retçi Enver Aydemir serbest bırakılsın” sözlerinin yazılı olduğu pankartları açtı.

“Reddet, diren, hayır de, askere gitme”, “Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz, kardeş kanı dökmeyeceğiz”, “Barış için vicdani ret” sloganları atan topluluk adına basın açıklamasını kendisi de bir vicdani retçi olan Halil Savda okudu.

Kendisinin de 19 ay askeri cezaevinde tutuklu olarak kaldıktan sonra çürük raporu aldığını belirten Savda, 24 Aralık’tan beri askeri cezaevinde tutuklu bulunan Enver Aydemir’in serbest bırakılmasını istedi.
Devamını Oku »

Heybemdeki Bereket

23 Mart 2010 20:01

Ayşenur Karahan

Yazlar bir başka yaşanırdı İzmit’in dağlarında. Gündüzü başka bir aydınlık, gecesi başka derin ve yüklü olurdu. Sıcağı da soğuğu da hoş ederdi insanı. Toprağı, ağacı, suyu, hayvanıyla zevkle ağırlardı misafirlerini. Çoğu zaman oraya gitmek zor gelir fakat gidince dönesi gelmezdi insanın. Ne güneşler doğurduk ve batırdık oralarda, ne yollar aşındırdık yürüye yürüye, ne yerler keşfedip yitirdik yolumuzu, ne lezzetler tattık başka yerde olmadığına inandığımız, ne oyunlar oynadık kendimizin kurup yine kendimizin bozduğu, ne yıldızlar kaydırdık saymaktan yorulduğumuz, ne arkadaşlıklar kurduk yarına hazırlık. Şimdilerde büyük bir özlemle aradığım, sınav stresinin çoktan bittiği, elde tek bir bavulla her şeyin geride bırakıldığı, her yeni günde yepyeni anılara gebe Yuvacık- Aytepe’ deki o yaz günleri…

Herkes doğduğu, büyüdüğü topraklara hasrettir. Çoğunlukla kendi köylerinin yağmurlarında yıkanmak isterler. Bu hissi, bağlılığı belki çoğu kişi anlayamaz, anlam veremez. Belki ben de anlayamazdım Aytepe’deki evimiz olmasa. Büyük şehirde doğmuş ve yetişmiş bir çocuk olarak bu değerleri, güzellikleri çok iyi hissedemezdim. Ama hissediyorum ve özlüyorum. ‘Ah nerede o eski günler’ diyorum ben de zaman zaman. ‘Havasına, suyuna, taşına, toprağına…’ diye mırıldanıyorum ister istemez. Hani hoş bir tat bırakır ya yaşanılan güzel anılar ağızda, kulakta da gülüşme sesleri, gözler resmeder bütün kareleri, hani burun da kaydeder ya o günlere ait kokuları ve taşır bu zamanlara, işte öyle unutulmuyor bazı anlar.
Devamını Oku »

Susma Kus Medya!

17 Mart 2010 15:15

Mehmet Ali Başaran

Önce Dinç Bilgin, ardından Ergun Babahan..

Biri patron diğeri gazeteci, medyanın en içinden iki kişi.

Türkiye’de son 15 yılki kavga gürültünün ortasından konuştular.

Bu kavga gürültü içinde bir darbe (28 Şubat) ve milyonlarca darp var!

Ve kan ve gözyaşı ve haksızlık ve zulüm ve gasp ve cinayet..

Milyonlarca insanın mağdur edildiği bir -psikolojik- harp, pis mi pis bir tezgah var.

Tarihin bu kesitinde sahnede olan bitene bakarken müdahil de olmuş, oldurulmuş, doldurulmuş bu iki ‘önemli’ insanın Taraf Gazetesi’nde bir hafta arayla yayımlanan söyleşileri dikkatle okunup tahlil edilmeli.

Toplam dört günde okurla buluşan konuşmalar, bir nevi itiraflar serisi olarak, bütün teşkil ediyor kanımca.
Devamını Oku »

16 Mart Katliamı

16 Mart 2010 18:24

16 mart 1978′de İstanbul Üniversitesi’nden öğle üzeri dersten çıkan Hukuk ve İktisat Fakültesi öğrencilerine kimlikleri saptanamayan bir grup tarafından bombalı ve silahlı bir saldırı yapıldı.

Saldırıda Hatice Özen, Cemil Sönmez, Baki Ekiz, Turan Ören, Abdullah Şimşek, Hamit Akıl ve Murat Kurt öldü, 41 öğrenci yaralandı. Olaydan sonra İstanbul Üniversitesi Senatosu, üniversiteyi süresiz kapatma kararı aldı.

Öğrencilerin üzerine bomba atanların içinde olduğu iddia edilen Hukuk Fakültesi son sınıf öğrencisi Hamit Akyüz, 17 nisan 1978′de İzmit’te yakalandı.

Saldırı nedeniyle İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi’nde açılan davada, Ülkü Ocakları İstanbul Şubesi Başkanı Orhan Çakıroğlu, Kazım Ayaydın, Mehmet Gül, Ahmet Hamdi Paksoy ve Sıddık Polat yargılandı.

30 mart 1980′de biten davada Sıddık Polat’a 11 yıl hapis cezası verildi, diğer sanıklar beraat etti. Askeri Yargıtay’ın 5 ekim 1982 tarihli kararından sonra Sıddık Polat da beraat etti.
Devamını Oku »

Halepçeye Ağıt

16 Mart 2010 14:38

Ne desem, nereden başlasam ki?

Haberlerden, haberdar olmak için girdiğim bir kaç haber sitesine 22 yıl önce katledilen, yakıp yok edilen, gerçek sayısını Allah’tan başka kimsenin bilmediği, bilmek istemediği, Halepçe mazlumlarının yürek yakan resimleri konmuş.
Yanına yazılanları okuyamıyorum. Gözlerim resimlere kilitlenmiş vaziyette hıçkırıyorum.
Bir ağaç.Belli ki kimyasal maddelerden kavrulmuş. Yaprakları, yeşil görünse de, aşağı doğru kendilerini bırakmış, sarkmışlar. Kimileride yere toprağa dökülmüş.Tıpkı yerde hemen altında yatan bebeklerin gevşekçe yanına düşmüş cılız kolları gibi.
Ağaçla, bahçe duvarı arasında gerili ipte asılı çamaşırlar dikkatimi çekiyor. Belki de birkaç saat önce çamaşır yıkayan şu ananın, canlı olan kolları da, tıpkı yanı başında yatan bebeleri gibi, yapraklar misali düşüvermiş yanı başına. Şu cansız, sağa sola savrulmuş, onlarla aynı kaderi paylaşan tavuklar ve muhtemelen kaçmaya fırsat bulamadan bir ayağı altında kıvrılı kalmış halde ki köpekte uyurcasına uzanıvermiş.
Ya sen anasının koltuğunun altına yüzünü saklamış sabi, neydi günahın?
Dönme yüzünü sakın! Bakamam gözlerine..
Can verirken “Anne” dedin mi? Fırsatın oldumu ağlamaya?
Sahi senin dilinde de benim söylediğim gibimi söylenir “Anne”?
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    EA4EA5EA6EA1EA1EA1semih kaplanoğlu----semih kaplanoğlu--semih kaplanoğlu-semih kaplanoğlu54