Özgür Açılım Platformu

   

Çakır Baba ve Kır At…

09 Mart 2010 16:46


Kevser Çakır

Çocukluk anılarıma dair bir yazı yazmaya koyulmanın bu denli zor olacağını pek düşünmemiştim. Doğrusu insanın yaşadığı onca hatıra içinden bir bölümünü seçmesi oldukça zormuş. Hatıralarım “beni seç!” diye seslenirken, hepsinin cazip ama bir o kadar da sıradan olduğunu fark etmem pek fazla vaktimi almadı doğrusu. En nihayetinde kulak verdim hatıralarımın bir bölümünün çağrısına… Ne var ki anlatacaklarımın da çok olağandışı ve orijinal olacağını iddia edemiyorum.

Güzel olmasına karşın durağan bir çocukluk geçirmiş biri olarak çok fazla sıra dışı olayla karşılaşmadım küçükken. Ama yaz tatilleri benim çocukluğum için her daim hatırlanası olmuştu. Canik Dağları’nın tepesine yerleşmiş ve bir Karadeniz köyü olan eski ismi Vazanatta’da, yeni ismi Taşoluk’ta geçerdi yazlarım. Doğaya dokunmanın en güzel adıydı Canik… Evimiz “Düzağız”daydı. Akrabalarımızın çoğu ise “Bakacak”ta oturuyordu.
Devamını Oku »

Bu sevda ki, zalime taş atan İsyana sözlü
Kan akıtmamış Adalet özlü’dür
Sapan taşlarını avuçlayan minik yüreklerde atar kalbi
Bu sevda ki, Umuda sözlü Dua özlü’dür
batılın beynini dağıtan Hakikat’e sürgün sözleri
Kudüs’te atar kalbi
Bu sevda ki, yağmur yüklü buluta sözlüdür
Fırtınalarda çarpar yüreği
Başı yerde O’nu bekler
Bir sevda ki
Özgürlüğe sözlüdür onun kalemi!
Tan yeri ağarınca susar kelimeleri
Kan akmayınca damardan
Kalkmayınca zalime taş atan eller İsyan’a
Kan kaybından ölünce sözler
Satırlara damlayan düşlere dalar kesik bileği
Sessiz harflere gömülür…

Aslolan ‘a Özlem

18 Aralık 2009 21:47

Varlığım bir yoklukmuş sende

Çaresizliğim bir çareye gebeymiş senle

Sızlanışlarım serzenişten öte sana ulaşan tınılarmış

Gayeler değil gayeyi bulma sancısıymış doğuş

Seni görmeyeli solmuş idrak, solmuş bakış,solmuş duyuş,solmuş hissediş

Aramak hakikati..dindirilemez soluksuz bir arayış

Öyle özlemek aynı sancıyla demlenen sinelerin varlığını

Etrafına bakmak sonra dönüp ardınsıra bakmak tekrar

Bir ses aramak özdeş…

Bu bi haykırış bu bi diriliş bu bi soluklanma susuzluğun dinmesi

Bu asıl ölüş bu asıl yorgunluk bu asıl susuzluk dindirilemez!

Bir aksi sada aramak tekrar…

‘O, ona şahdamarından daha yakındır.’

Şeyma Nur Boz

Acziyetin Azlettiği Mana

11 Aralık 2009 22:04

Selman Demirci

Hislerim sarih, kelimelerim melal. Hep aynı sızıyı duyuyorum. Kim çaldı kelimelerimden yine. Bak yine anlatamıyorum. Allah’ım neden hükmedemiyorum kelama? Ma’lül sözlerim sözcüklerim. Teklifsiz cümlelerim. Bedihi manalara gebeyim İçinde mahsur kaldım çatlamalı kabuğum. Heybeme sığmıyor hayallerim. Kudretinden emin bir arslan kadar zavallıyım, koparılmış bir çiçek kadar özgür. Ellerimde kelepçe, mürekkebim kandan, kalemim müstakbel bir “ney”in anavatanından, ağulu nağmelere hamil, rakik dokunuşlara teşne, nazenin bir kamış. Yazmaya ne kadar da hazırım. Destursuz bismilsiz olmamalı sözlerim, kusursuz ve misilsiz olmalı. Bugüne kadar, hakikat namına ne biriktirmişsem azar azar, dökmeliyim ortaya. Kırıp dökmeden evirip çevirmeden haykırmalıyım artık, tedrici bir tekamül seyriyle büyüttüğüm ne varsa hak adına. Çağın tefessüh etmiş marazi zihniyetine tükürmeliyim, kendine getirici bir ağız dolusu hakikat!”Çilesiz suratlara tüküresim geliyor” Ya inananın mübarek ağzından çıkacak tükrüğü bile hak etmeyenlere ne yapmalı?” Acırım tükrüğe billahi tükürsem yüzüne”. . .
Devamını Oku »

Yağmur Ağacı

06 Aralık 2009 01:03

Samimiyet tek bayrak, yeryüzü tek vatan, çocukluk tek millettir bize.

Hiçbir ülkenin vatandaşları değil kendi ülkümüzün yoldaşlarıyız.

Yoldaş, ‘gel gidelim’ deyince, işi gücü, oyun ve oyalanmayı bırakıp soluğu tiyatronun önünde aldık. ‘İki bilet lütfen’ dediğimizde gişeci teyze bizi taciz etti. Ama bu çocuk oyunuymuş! İçeri girerken biletleri uzattığımız görevli amca da bize ayıp etti. Yanlış olmasınmış, bu çocuk oyunuymuş!.. Canımızı sıkmaya yetmediler ama sormadan da edemedik: ne bu ayrımcılık, siz çocuklara cüsselerine, boylarına poslarına göre mi muamele ediyorsunuz! Ne yani, biz de tam olarak çocuğuz. Bakın, biletlerimizde de yazıyor zaten: Çocuk_Tam_2, 00TL

9 çocuk 17 ebeveyn ile oyun başlamadan yerlerimizi aldık. Oyuncularsa, bizdeki rahatlığı görüp, ne kadar hoşgörülü olabileceğimizi anladıklarından, ‘başlarız canım, acelesi ne’ gibilerinden, beklenmedik bir ‘samimiyetle’ kuliste laflıyorlardı ki, yarım saat sonra oynayası gelenler sahnede geldiler ve macera başladı.
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    DSC_0768DSC_0715DSC_0846DSC_0873c1DSC_0174DSC_0124DSC_0085DSC_0147DSC_0186DSC_0156DSC_0169