
Çoğu insan kalem kağıt başına geçince birden aklına hiçbir şey gelmez, hatta yazacak komik bir şeyler bulmak daha da zordur. Seninse her köşende öyle bir doluluk var ki daha yazacakmış da sığdıramamış gibi bile geliyor okurken. Merak ediyorum nerden buluyorsun bu konuları, bu esprileri?
“Komiklik olsun diye komiklik üretmek” şeklinde bir mizah anlayışına baya mesafeliyim. Buna ihtiyacımız olmayacak kadar komikliklerle dolu bir ülkede yaşıyoruz zaten.Yazdığım şeyler genelde aşırı derecede sinirimi bozan sosyal olaylar oluyo. Benim yaklaşımım son derece sade aslında, yani olaylar üzerinde fazla kurgu yapmadan olayın aslı neyse ondan sapmadan, o durumun kendi komikliğini okuyucuya fark ettirmek. O yüzden sürekli komik olmak gibi bir kaygım yok aslında. Mevcut durumları anlatmanın kendisi bana komik geliyor. İnsanlara gülmeleri için olmadık bir durumu karitatürize ederek sunmak ya da beklenmedik bir kelimeyi karşılarına çıkarmak bana çok basit ve sıradan geliyor. Sokakta yürürken başıma gelen bir şey ‘samimi bir komik’ oluyor ve gerçek. Çünkü aslında toplumsal normlar çok anlamsız ve komik olabiliyor bazen.
Devamını Oku »
Sonra yine sana döneceğim ey çocuk!
Ayşenur Korkmaz













