Özgür Açılım

   

Çoğu insan kalem kağıt başına geçince birden aklına hiçbir şey gelmez, hatta yazacak komik bir şeyler bulmak daha da zordur. Seninse her köşende öyle bir doluluk var ki daha yazacakmış da sığdıramamış gibi bile geliyor okurken. Merak ediyorum nerden buluyorsun bu konuları, bu esprileri?

“Komiklik olsun diye komiklik üretmek” şeklinde bir mizah anlayışına baya mesafeliyim. Buna ihtiyacımız olmayacak kadar komikliklerle dolu bir ülkede yaşıyoruz zaten.Yazdığım şeyler genelde aşırı derecede sinirimi bozan sosyal olaylar oluyo.  Benim yaklaşımım son derece sade aslında, yani olaylar üzerinde fazla kurgu yapmadan olayın aslı neyse ondan sapmadan, o durumun kendi komikliğini okuyucuya fark ettirmek. O yüzden sürekli komik olmak gibi bir kaygım yok aslında. Mevcut durumları anlatmanın kendisi bana komik geliyor. İnsanlara gülmeleri için olmadık bir durumu karitatürize ederek sunmak ya da beklenmedik bir kelimeyi karşılarına çıkarmak bana çok basit ve sıradan geliyor. Sokakta yürürken başıma gelen bir şey ‘samimi bir komik’ oluyor ve gerçek.  Çünkü aslında toplumsal normlar çok anlamsız ve komik olabiliyor bazen.
Devamını Oku »

Bal Gibi Hakikat

17 Nisan 2010 14:22

Sonra yine sana döneceğim ey çocuk!

Sema Erdoğan

Fotoğrafı ve’l asr ile açıkla derdi babam
Kuyulardır, derindir, içinde adam vardır
Yusuf bile düşmüştür Aleyhisselam!

Ah Muhsin Ünlü

Sesleri dinlemeyi kendine öğret; şunu anla ki sütün çıkardığı ses, suyun

çıkardığı sesten farklıdır. Fakat nedense bu hakikate dikkat etmeyiz.

A. Tarkovsky

Devamını Oku »

“Dur… Ağlama Gözlerim”

01 Mart 2010 12:14

Hüseyin Güneş

Geçtiğimiz yıl 3 Mart’ta aramızdan ayrılan şair Yusuf Hayaloğlu, ölümünün birinci yıldönümünde sevenleri tarafından anılıyor. Hayaloğlu’nun daha önce yayınlanmamış şiirlerini bir araya getiren Ağaç Kitabevi Yayınları, “Dur… Ağlama Gözlerim” adında yeni şiir kitabını yayınladı.

Şairin ölümünden sonra hazırlanan kitap 61 şiirinden oluşmaktadır. Ailesinin özlemiyle bezeli şiirle giriş yapılan kitapta Yılmaz Güney’e, Ahmet Kaya’ya ve Şivan Perwer’e yazılmış şiirler de mevcut. Kitaba ismini veren “Dur… Ağlama Gözlerim” adlı şiir, şairin hayatından kesitler sunuyor.

Aslen Tunceli’li olan Hayaloğlu, 1953 yılında Erzincan’nın Kemaliye ilçesinde doğdu. Haydarpaşa Lisesi’ni parasız yatılı olarak okuyan Hayaloğlu, sonraki yıllarda öğrenimini Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim bölümünde devam etti.

Hayaloğlu, daha hayattayken birçok şiiri Ahmet Kaya, Fatih Kısaparmak ve Ferhat Tunç gibi sanatçılar tarafından bestelendi. Şiirlerinde arabesk ve sosyalizmi harmanlayan Hayaloğlu, Ah Ulan Rıza, Ayrılık Hediyesi, Gözleri İntihar Mavi, Başım Belada, Hoşça Kal Gözüm, Kod Adı Bahtiyar, Şu Dağlarda Kar Olsaydım, Başkaldırıyorum gibi şiirlerle geniş kitlelere ulaştı.
Devamını Oku »

Ayşenur Korkmaz

“Ne söylesem bilmiyorum. Çünkü neresinden tutsam elimde kalıyor tiyatro.”

Tiyatroya deli gibi âşık birinin bu cümleleri söylemesi güç değil mi?

İlk başlarda hiçbir şey umurumda değildi. Hangi engel çıkarsa çıksın ben tiyatroya olan sevgimi asla yitirmeyecekmişim gibi geliyordu. Lisede zorların ”bu kadar zor” olacağından bihaber oyunları oynuyordum. Oynadıkça sevgim büyüyordu. Sevgim büyüdükçe planlarım, gelecekten beklentilerim değişiyordu. En önemlisi de ben değişiyordum.

Söyledim ya ilk başta her şey kolaydı. Sadece kostümüm, arkamda dekorum, karşımda seyircim olacak sanıyordum ben. Ne pahasına olursa olsun içimdeki rol yapma aşkını doyasıya yaşayacak, oynadığım kahramanın ruhunu bedenimin içine “ustaca” yerleştirecektim. Birkaç saatlik de olsa ben “o” olacaktım. Oynarken seyircimden önce “ben” büyülenecektim. Ehh bilirsiniz sorunların zamanlaması mükemmeldir. Her şey güzel iken gazap tohumları ekiliverir yollarınıza. Çabucak büyür, büyürler. Önünüzü göremez olursunuz.
Devamını Oku »

Tek Başına – North Country

19 Ocak 2010 21:31

Ayşenur Korkmaz

“Güzel bir evde oturuyorsunuz. Yerleri temiz, sıcak suyu olan… Sevgililer gününde çiçekler… Ve güçlüyüm diyorsunuz.
Benim yerime geçin!
Güçlü nedir söyleyin?! Aynı şeyi yaşayın ve güçlü nedir söyleyin!”

1975’te Kuzey Minnesota’daki demir madenleri ilk kadın madencisini işe aldı.1989’a gelindiğinde erkek madenciler hala otuza bir oranında çoğunluktaydı. Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir.

Kuzey Minnesota 1989

Eşinden şiddet gören Josey iki çocuğu ile birlikte Kuzey Minnesota’ya babasının evine döner. Çocuklarına bakabilmek için babasının çalıştığı Mesabi Demir Madeninde çalışmak ister. Ancak madende çalışmak hiç de kolay değildir. Erkeklerin otuzda bir sayısı kadar bile olmayan kadınlar, hem madeninin hem kadın olmanın ağır yükünü çekmek zorundadırlar.
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    EA4EA5EA6EA1EA1EA1semih kaplanoğlu----semih kaplanoğlu--semih kaplanoğlu-semih kaplanoğlu54