Özgür Açılım

   

Bal Gibi Hakikat

17 Nisan 2010 14:22

Sonra yine sana döneceğim ey çocuk!

Sema Erdoğan

Fotoğrafı ve’l asr ile açıkla derdi babam
Kuyulardır, derindir, içinde adam vardır
Yusuf bile düşmüştür Aleyhisselam!

Ah Muhsin Ünlü

Sesleri dinlemeyi kendine öğret; şunu anla ki sütün çıkardığı ses, suyun

çıkardığı sesten farklıdır. Fakat nedense bu hakikate dikkat etmeyiz.

A. Tarkovsky

Devamını Oku »

Tek Başına – North Country

19 Ocak 2010 21:31

Ayşenur Korkmaz

“Güzel bir evde oturuyorsunuz. Yerleri temiz, sıcak suyu olan… Sevgililer gününde çiçekler… Ve güçlüyüm diyorsunuz.
Benim yerime geçin!
Güçlü nedir söyleyin?! Aynı şeyi yaşayın ve güçlü nedir söyleyin!”

1975’te Kuzey Minnesota’daki demir madenleri ilk kadın madencisini işe aldı.1989’a gelindiğinde erkek madenciler hala otuza bir oranında çoğunluktaydı. Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir.

Kuzey Minnesota 1989

Eşinden şiddet gören Josey iki çocuğu ile birlikte Kuzey Minnesota’ya babasının evine döner. Çocuklarına bakabilmek için babasının çalıştığı Mesabi Demir Madeninde çalışmak ister. Ancak madende çalışmak hiç de kolay değildir. Erkeklerin otuzda bir sayısı kadar bile olmayan kadınlar, hem madeninin hem kadın olmanın ağır yükünü çekmek zorundadırlar.
Devamını Oku »

Pandora’nın Kutusu

11 Ocak 2010 13:23

Yeşim Ustaoğlu “Pandora’nın Kutusu” filmiyle, insanının her an patlamaya hazır gerçekliğine, duyarlı, sevecen bir dille eğiliyor. Farklı arayışların ve kayboluşların öyküsü olan film, üç kuşağın yaşam çabaları, beklentileri, düşkırıklıkları ve bir türlü erişemedikleri içsel dinginlik özlemini, varoluşçu bir yaklaşımla gözlemliyor.

İstanbul’un farklı semtlerinde yaşayan, her biri diğerinden farklı sorunun ve hayat standardının içinde sıkışıp kalmış, birbirinden habersiz, orta yaş ve sınıfa mensup üç kardeşi (Nesrin – Derya Alabora, Güzin – Övül Avkıran, Mehmet – Osman Sonant), bir gün doğup büyüdükleri Batı Karadeniz dağlarındaki köylerinden gelen bir telefon bir araya getirir. Yaşlı anneleri Nusret Hanım (Tsilla Chelton) kaybolmuştur. Annelerini aramak için buluşan üç kardeşin yıllardır gitmedikleri köylerine yaptıkları mecburi yolculuk, saklı kalan pek çok sorunun, hayatlarındaki ve ilişkilerindeki bir çok çarpıklığa dair pek çok şeyin Pandora’nın Kutusu misali ortaya saçılmasına neden olur.

Devamını Oku »

Esra Aydın

Diyarbakır 5 no’lu cezaevi ile ilgili okuduğum ilk kitap, cezaevinde yaşadıklarını müstear ismi ile anlatan bir üniversite öğrencisi tarafından yazılmıştı. Kitabın basımı doğduğum yıla tekabul ediyordu. Kitabı ilk tanıyışım/okuyuşum ise basımdan yaklaşık 20 yıl sonraydı. Yaşamın ilerisinde miyim yoksa gerisinde miyim kavrayamadım. Birkaç yıl öncesinde kadar bu konu ile ilgili kitap ve dergilerim kitaplığımda ters dururdu. Her yerde ağza alınmazdı diyarbakır 5 no’lu. Zaten “insanlık dışı uygulamaların olması onu ağza anılmız, inanılmaz kılıyordu. Dolayısıyla konuşmanın kendisi anlamsız kalıyordu…

Fakat Allah günleri aramızda döndürüyor. Şimdi konuşurken susturmak ayıplanıyor. Son dönem nostaljik dizi furyası ve sözünü perdede nasıl söyleyeceğini artık bilen yönetmenlerin vesilesi ile güneş üzerindeki balçık/pislik temizlendi. Şimdi yalnızca şaşkınlık kaldı…

Hülasa 8 Aralık günü Çayan Demirel’in “5 no’lu cezaevi” belgeseli Tarık Zafer Tuna’ya Kültür Merkezinde bir festival dahilinde gösterildi. Katılım yoğundu. Birçok kişi ayakta izlemek zorunda kaldı. Salonda belgeselin Devamını Oku »

“Hangi insan hakları?”

10 Aralık 2009 11:16

DÜNYADAN HAK(SIZLIK) MANZARALARI

DOCUMENTARIST – İstanbul Belgesel Günleri, yıl içine yaydığı etkinlikler dizisine yeni bir sayfa ekliyor: “Hangi İnsan Hakları?”… İnsan hakları konusunu, hem ülkemizden hem de dünyanın pek çok köşesinden bu alanda çarpıcı deneyimler aktaran filmlerle gündeme taşımayı amaçlayan DOCUMENTARIST, 10 Aralık İnsan Hakları Günü ve İnsan Hakları Haftası dolayısıyla 14-17 Aralık 2009 tarihlerinde, festivallerde epey ses getirmiş filmlerden oluşan bir belgesel haftası düzenliyor. “Hangi İnsan Hakları?” başlıklı bu yılki etkinliğin ana teması ise “cezaevleri” olarak belirlendi.

Dünyada pek çok ülke ve şehirde düzenlenen ‘insan hakları film festivali’ geleneğine uygun olarak, mini bir festival boyutunda tasarlanan etkinlikte, birbirinden önemli bir düzine belgesel gösterilecek. İnsan hakları temelli sorunlar içinde en kronikleşmiş alanı oluşturan cezaevlerinin, gözden ırak tutulduğu ve gündemden dışlanarak giderek görünmez kılındığı gerçeğinden hareketle, program daha çok bu konuya odaklanan Türkiye’de daha önce gösterilmemiş filmlerden oluşturuldu.

Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    EA4EA5EA6EA1EA1EA1semih kaplanoğlu----semih kaplanoğlu--semih kaplanoğlu-semih kaplanoğlu54