Gülsüm Kavuncu
Türkiye’de İslam bazı çevreler tarafından gerçek hayatın dışına çıkarılmış ve birkaç dini pratiğin ötesinde gündelik hayatta karşımıza çıkan sorunlara cevap veremez nitelikte bir din haline getirilmiştir. Oysa İslam tam da adaletsizliklerin, zalimliklerin, aşağılanmanın, kula kulluk etmenin git gide çoğaldığı cahiliye döneminde Arap toplumuna bir tokat gibi çarpacak ayetlerle gelmiştir.
Köleliğe ve zengin sınıfların zulmüne karşı Kuran tüm insanların eşit olduğunu vurgularken üstünlüğün yalnız takva ile olacağını söylemiştir. Bu yüzyılda ise ‘modern köleler’ olarak işçi ve emekçiler sağlıksız koşullarda ve emeğinin tam karşılığını alamadan hiç durmadan çalışmaya mahkum hale getirilmiştir. Buna karşılık Türkiye Müslümanlarının bir kısmı kapitalizmin büyüsüne kapılmış, zenginliği bir statü olarak görerek yaşamlarını sürdürürken, işçilerin uğradıkları zulme ve haksızlıklara karşı derin bir sessizliğe gömülmüş durumdalar. Oysa Kuran der ki “Zalimlere yönelmeyin, yoksa ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka bir veliniz yoktur. Sonra yardım da görmezsiniz.” (Hud 113)
Devamını Oku »
Ammar Kılıç
Özgür Açılım Platformu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü’nde “Tevhid İnancı Ve Sosyal Yaşam” başlığıyla bir söyleşi gerçekleştirildi. Yoğun bir katılımın olduğu programın konuğu sosyolog Abdurrahman Arslan’dı.
Ali Bulaç’ın Zaman’da yayımlanan “İstanbul Sosyoloji’de Rezalet” başlıklı yazısından öğrendiğimize göre, İlahiyat öğrencisi iki genç kız, İ.Ü’ye bağlı bir enstitüye mekân olan Seyyid Hasan Paşa Medresesi’nde düzenlenen, Bulaç’ın da konuşmacı olarak katıldığı bir seminere alınmamışlar.












