Yazan: Ezgi Kübra Güven
Acının çehresi kırmızıdır şimdi efendim
hamra gülleri kıskandırır da yine de renk vermez kendisinden
kaçtım herşeyden, herkesten
senli yalnızlıklarda gizlenmeyi istedim sabah vakitlerinde
hiç bilemedim ben efendim!
ne büyük sözler ettik, ağırlığı altında ezilmediğimiz
gelseydin de baksaydın bir yüzümüze
ne çok isterdim hicap etseydik cemalinden bir lahza
yoktu ki hicap etmeye yüzler
hiç bilemedim ben efendim!
savruldu bin parçam orta yerine insafsızlıkların
mecruhtu tüm lafızlar, mecal bulamadım iyileştirmeye
nasıl dayanırdı ki bir yürek mahşeri korkuyla sükut eden iyi niyete
niyetler iyi değildi..
hiç bilemedim ben efendim!
anlatamadım damarlarımda dolaşan
firari düşüncelerle giryan halimi
ürkek bakışlarımdan bil efendim ne özlemler biriktirdim sana
dimağımda kelimelerle ne çok sustum, konuştukça tüm cazibesiyle gece
hiç bilemedim ben efendim!
gece gebeydi tüm senli düşüncelere
ilişmek istedim mescidinin kapısına
içimde hapis duran mahcubiyetle seher vaktini bekliyorum
açman için kapıyı
tek bildiğim kapındayım ben efendim!


























