Vicdanî redci Enver Aydemir bu hafta Özgür Açılım Platformu’nun konuğu oldu.
‘Vicdanî red’ ele silah almamak mı demek?
Ben, meşru bulduğum savaşa katılmakta, elime silah almakta bir mahsur görmüyorum. Ben müslümanım. Ama benden çağdaş bir yeniçeri olmam isteniyor. Hıristiyan çocuklarını zorla devşirip müslümanlaştırarak kendi anne babalarına karşı savaştırıyorlar. Şimdi aynısını bana yapıyorlar. Çocuğumu laik kapitalist düzene teslim etmemi istiyorlar. Beni kendisini Tanrı gibi gören bir kuruma itaat etmeye zorluyorlar.
Bazı müslümanlar günümüzde liberal kesimlere şirin gözükmek için, “Cihad yoktur, savunma şavaşı vardır” diyorlar. Cihad vardır. Savunma ondan ayrı olarak vardır. Çünkü zaten her insan kendini savunur, bu meşru müdafaadır. Cihadsa kötülüğün hâkim olduğu, özgürlüğün ortadan kalktığı bir yere gidip orada engelleyici düzeneği derdest etmek, refahı sağlamak ve uygun koşullarda geri dönmektir.
Ben Allah’sız düşünemem
Benden önce vicdanî red yapan yüz on sekiz kişi var, bunların birçoğu benden çok daha fazla sıkıntıyla karşılaştı. Benim onlardan daha az sorun yaşamamın sebebi benim her şeyi Allah’lı düşünen bir adam olmamdır. Ben Allah’sız düşünemem. “Bismillahirrahmanirrahim” derken, “Allah’ım şu işin ucundan da sen tut. Sen tutmazsan bu iş eksik olur veya tatsız olur” demek isterim.
İşte bir şekilde ben diğer vicdanî redcilerden daha kolay geçirdim bu süreci. Benimle ilgili haber çıkmaması için askeriye özel ihtimam gösteriyordu. Mesela bir albay benimle konuşmak istedi, yanında bir yarbay vardı. Yarbay bana hakaret etmeye başlayınca ben sinirlendim ve bağırdım. Albay hemen yarbaya dışarı çıkmasını söyledi. Bu ve bunun gibi olaylarda askeriye özenli davrandı. Özellikle bu toplumun diliyle konuşuyor olmam oradaki askerler üzerinde etki ediyordu. Beni hırpalayan askere “Zulmetmeyin” deyince asker durmak zorunda kaldı, düşündü ve bana bir daha el süremeyeceğini söyledi. Namaz kılarken gördükleri için de anlam veremiyorlar ve sanırım namaz kılan bir adama yaptıklarından ötürü başlarına bir musibetin gelebileceğinden de korkuyorlardı.
Enver Aydemir vicdanî red ile alakalı soruları cevapladıktan sonra müslümanlar üzerine sorulan soruları kendi bakış açısıyla cevapladı:
Kuran’ı yanlış anlıyorlar
Müslümanlar Kur’an’ı kavramlar mecmuası zannediyorlar. Oysa Kur’an her şeyi dinamik kullanıyor, çok nadir kavramlar bulunuyor. Ama “Kur’an’da kavramlar” diye sayısız kitap yazılıyor. Yine hadislerle alakalı da birçok kavramlar kitabı bulunuyor piyasada.
Önce hangi zulme “Dur!” demek?
Filistinli çocuklar hapishanelerde işkence gördüklerinde bütün müslümanlar haklı gerekçeyle ayaklanıyorlar. Ama Kızıltepe’de on iki yaşındaki çocuğa zulüm edildiğinde birçok müslüman susuyor. İkisi de zulüm… T.C. hapishanelerinde 4000 civarında Kürt çocuk yatıyor. Allah gözümüze sokuyor, biz bakmamakta direniyoruz. Kendimizi sorgulayalım artık, yanı başımızdaki zulmü görmezden gelmeyelim, onunla hesaplaşmasını bilelim.
Alıntı:


























