Düşündüklerinizi paylaşın.
Düşünce, felsefe, tarih, kültür, sinema, toplum, sanat, siyaset… Düşündüğünüz her konuyu buraya yazabilirsiniz. İster bir satır, ister bir sayfa. Siz yazın, yüzlerce kişi okusun.
Düşündüklerinizi paylaşın.
Düşünce, felsefe, tarih, kültür, sinema, toplum, sanat, siyaset… Düşündüğünüz her konuyu buraya yazabilirsiniz. İster bir satır, ister bir sayfa. Siz yazın, yüzlerce kişi okusun.
Zeytin bakan gözleriyle yorganının altına sığınan çocuk
Minik avuçlarını açarken göğe doğru
Bilmiyordu bir devin hiçe yuvarlanışına şahit olduğunu
Küçüldükçe küçülüyordu dünya
Alçaldıkça alçalıyordu koca adam…
Sevgisi çalıntı olanlar
Bilemezdi söz vermeyi
Bilemezdi!
Söz namustu!…
Güvenin kalbine kar yağıyordu,
Acı tebessüm ediyordu yıldızların ardından
Savruluyordu kalbinin kristalleri
Şahit olduğunu bilmiyordu çocuk!
Zorbalık, şahit olmaktı besbelli
Hak etmedi kulaklar işitmeyi
Hak etmedi pak çocuk bu dilsizliği…
Baş yere eğilmeyi,
Hak etmedi!…
Küçülüyordu minik adam yüreğinde
Ve yüreği sığamıyordu nefretine!
Ne affetmeyi becerebiliyordu
Ne sabretmeyi koca çocuk!
Bu kadar ucuzmuydu koca adam olmanın bedeli!
Bu
Kadar…
kalbim ağrıyor inceden,
kalbim ağrıyor baba…
“ Bununla birlikte kendimi temize çıkaramam!
Kötülük konusunda benlik büyük bir zorbadır, gerçekten!
Rabbimin merhamet ettiği ayrı.
Evet rabbim bağışlayıcıdır, merhametlidir.” (Yusuf 53)