İnan Süver konusunda ‘Neredeyiz?’
Ammar Kılıç
Askerlik yapmayı reddettiği için şu an cezaevinde tutulan İnan Süver’i bir zamandır gündemimize almış bulunuyoruz az çok takip edebildiyseniz görebileceğiniz üzere.
İnan Süver’in hikayesi bizim için önemli. Zamanında mücadelesine destek verdiğimiz ve bir pazar dersinde ağırlayıp sohbet ettiğimiz Enver Aydemir gibi.
Ve bize hikayeler lazım. Sayılar, istatistikler, soğuk çözümlemeler değil. Tüm insani duyguların ve vicdanın, yani ‘varoluş’un kendisini barındıran sıcak hikayeleri özlemliyoruz. O hikayeler değişim ve ıslahın tetikleyicisi olacaklar. ‘Üç bin bilmem ne kadar insan işkenceden geçirildi, şu kadarı öldürüldü’ demeyeceğiz, ‘İnan Süver diye bir adam var’ diyeceğiz, ‘Bu adamın eşi ve üç çocuğu var. Bu insanın ruhu var, duyguları var, heyecanları var, hüzünleri var, dayanma kapasitesi var..’ filan diyeceğiz. ‘Ölen onbinlerce insanın yanında bir başkaları daha ölmesin diye eline silah almayı reddeden, son derece merhamet dolu bir adam bu aslında’ diyeceğiz. Vicdani reddin hikayesi de bu şekilde anlama kavuşacak. Belki bu mücadeleyle ufak gedikler açabileceğiz, belki başka İnan’lar askerliği reddettiği için bundan böyle işkenceye uğramayacaklar.
Tüm çabamız bu işte. Ufak adımlar atmak. Biz İnan Süver’in durumuna ‘şahit’ olduk ve bu tanıklık halinin ne büyük bir sorumluluğa işaret ettiğini çok iyi biliyoruz.
Bu meseleyi gündemleştirebilir miyiz diye sormuştuk. Çeşitli köşe yazarlarıyla görüştük, İnan Süver hakkında gerekli bilgileri aktardık ve bu meseleyi yazmalarını istedik. Yıldız Ramazanoğlu Zaman’da “Tek Kişilik Adalet” başlıklı bir yazı yazdı. İnan Süver ve Yakup Köse’yi birlikte ele alan bir yazıydı bu. Yakup Köse’nin durumunu da takip etmeyee yöneldik. Ulaştığımız yazarlara onu da yazmalarını önerdik. Daha sonra Emine Uçak Erdoğan Yenisöz’de “Uzun Yol Sevdalılarına” başlıklı yazısında İnan’ı hatırlattı. Cemile Bayraktar Sivil Düşünce‘de yazdı sağolsun. Daha sonra Ferhat Kentel Taraf’ta “Ciddi Görünümlü Oyunlar“ı yazarak İnan Süver ve Yakup Köse’yi andı. Son olarak da bugün, Hilal Kaplan “İki Baba İki Hikaye” yazısıyla ‘babalar gününe’ acı bir gönderme yapmış oldu.
Yazarlarla görüşmeye devam ediyoruz. Muhabirlerle görüşmeye başlayacağız.
Yeni anayasa döneminde Vicdani Redd’in tartışılacak konulardan olmasını temenni ederiz.
Özgürlük için Tevhid ve Adalet!








Son Yorumlar