Modern Cahiliyede Müslüman Kadının Rolü/6 Şubat notları

Şub 6, 2011 by

Bu hafta elhamdullilah bereketli bir ders işledik. Üç hanım misafirimiz vardı.Sabiha Ünlü, Nezihe Erdoğdu ve Ayşe Pamak  bizlere kendi dönemlerini,mücadele yöntemlerini anlattılar.

soru cevap şeklinde giden dersimiz pek çok konuyu içinde barındırması açısından ihtiyaca binaen işlenmiş gibi oldu diyebilirim.

Merve’nin aldığı notlardan yararlanarak 6 şubat dersinin raporunu şöyle özetleyebiliriz;

 

Sabiha Ünlü  abla

 

  • Biz ne istiyoruz? konusuyla giriş yaptığı konuşmasında öncelikle adil bir sistemde bulunmadığımızı, ülkenin gidişatından memnun olmadıklarını belirtti. Dönüşümün-devrimin her zaman mümkün olduğunu söyledi ve “Esas materyallerimiz (imanımız, Kuran) ortadan kalkmadı ki, bizim sadece daha dirayetli daha ihlaslı olmamız lazım” dedi.
  • İlk zamanlar İran’ı destekledikleri için halk tarafından ‘Humeynici’ vasfıyla nitelendirildiklerini söyledi, hatta mezhep değiştirip Şii olduklarını iddia edenler olmuş!
  • Yaptığı en önemli tespitlerden biri ise: Biz Afganistan’dan Filistin’e, Cezayir’den Rusya’ya dünyanın her tarafıyla ilgileniyorduk fakat en başta kendi ülkemizi göz ardı etmiştik. Yanı başımızda, Diyarbakır’daki Kürt katliamından haberimiz yoktu. Fakat bunda medyanın ve gündemimizi oluşturan kanaat önderlerinin büyük rolü vardı. Bizler haberleri medyadan öğrenmememiz gerektiğini biliyorduk. Mesela Şırnak’ın yakıldığını BBC’den duyduk ve arkadaşlarımız aracılığıyla birebir soruşturarak öğrendik neler olduğunu. Gündemi oluşturma konusunun önemli olduğu kendi gündemimizi kendimizin oluşturması gerektiğinden bahsetti. oluşturulan yapay gündemlerle sistemin hava boşaltımı yaptığını belirtti.
  • Bu ülkede müslüman kimliğinizle Kürt meselesine sahip çıkmak daha zordur. Çünkü Müslüman olarak bu meseleyi sahipleniyorsanız irticacı bölücü adıyla iki şekilde yargılanırsınız! Sol kesimin bu meseleye sahip çıkması o kadar da problem oluşturmaz. Çünkü solculuk bir yerde sistemle kesişir, onlarla ortak bir yaşantısı vardır. Fakat müslüman tehlikelidir, bu yüzden daha çok korkutulurlar. Yani mesele net: Çeçenistan’a Bosna’ya ölmeye gidin, eylemlerde kahrolsun deyin ama sistemi sorgulamayın! aslında siz dünya gündemini takip edin onun için uğraşın ama kendi ülkenizde ezilen,sömürülen insanlarla sakın ilgilenmeyin  yada  biz dünya gündemini sizin hayatınızda öyle bir alanı kaplatalım ki yanı başınızda olanları gör/e/meyin.olur ki ilgilenirsiniz ve sistem tehlikeye düşer(!).
  • Bizler taklidî imanın olduğu o dönemde asıl islam’ın bu olmadığını, meselelere çözüm üretmesi gerektiğini biliyorduk. Bilmemizi sağlayan tek şey okumamızdı, okuyarak gerçek islam’ın öğreniyorduk. Başkalarına da anlatmak için tiyatro yapıyorduk mesela, oyunlar yüzünden yargılandığımız oldu.
  • Sorulan sorulardan biri: Üniversiteye giren başörtülü öğrencileri zafer olarak görüyor musunuz?

S.Ü: Hayır maalesef ibretle izliyorum. 28 şubat sürecinden sonra bizlere sistemle baş edemeyeceğimiz öğretildi. Ve maalesef biz bunu kabullendik, şu an yenilmişlik duygusu yaşıyoruz.

 

 

  • Sorulan diğer bir soru da: Yardım kuruluşlarının bizi birebir yardım etmekten, yani hayrın kurumsallaşması meselesinin fakirliğe şahit olmaktan alıkoyduğunu düşünüyor musunuz?

Ayşe Pamak

 

Ben ihh’da çalışıyorum. Bununla beraber yapılan her şeyi tasvip etmiyorum, içerden eleştiriyorum diyelim.. zaten ihh daha çok ülke dışına yardım eden bir kuruluş bunu kabul edelim.

  • Çanakkale’li olduğumu zannederdim. Ben küçükken bir keresinde köylüler Kürt mahallesini basmışlardı, babam ta o zaman bizim aslında Kürt olduğumuzu, Van’dan Çanakkale’ye sürgün edildiğimizi anlatmıştı. Şapka devrimi sırasında dedelerim şapka giymeyi reddettikleri için buraya sürgün edilmiş daha sonra Van’a kaçmışlar ama orada bulup Çanakkale’ye kadar yürüterek getirmişler! Karakollar arasında teslim edilerek, asker nezaretinde sürekli yürütmüşler..
  • Süreyya Yüksel hakkında..
    Onun gibi öncü şahsiyetlerin kararlılığı en önemli özellikleriydi, kararlılıklarıyla bilinçleriyle diğer insanları etkilerlerdi. Süreyya olayları asla tek taraflı düşünmez, mutlaka arka planını irdelerdi. Cesur bir kadındı, yanlışı söylemekten çekinmezdi. Kanser olduğunda bile dersten derse, eylemlere koşardı. Bir keresinde kendisinne psikiyatrist gönderdik ama doktorun bize tek söylediği ‘Bu kadın teslim olmuş biri, benim yapabileceğim bir şey yok’ olmuştu.

 

Sabiha Ünlü

 

  • Müslüman -aleyhine dahi olsa- her zaman doğruları araştıran dürüst biri olmalıdır.
  • Hayatınızda önceliklerinizin sırasını tespit etmelisiniz
  • Aktif olmak adına ailenizi akrabalarınızı ikinci plana atmayın, komşuluk ilişkilerini terk etmeyin.. Eylemler sırasında dışarıdan bir göz olarak baktığımızda bağıran, halka kızan, itici tiplerdik, adeta kendini beğenen hakiki müslüman olarak sadece kendini gören bir topluluk oluşuyordu orada. Halbuki inanmış insan olgundur, öfkelenmeyen, feraset sahibi sabreden insanlardır.
  • Çok heyecanlı bir kitle vardı ortada, zaten bu yüzden 28 şubatta savrulduk, savrulmamız çok çabuk oldu. Demek ki olgunlaşmamıştık, imanımız taklidî imandı. Direne direne gelişmemiştik, meseleyi içselleştirmemişiz onu gördük. ve 28 şubat bizim için bir devrin kapanıp başka bir devrin açılması oldu. silkinip tekrardan ayağa bu sefer daha sağlam ve sakin bir şekilde yolumuza devam etmemizi sağladı.

Son olarak İslam’ın öngördüğü aile modelinden bahsedildi.

  • Müslüman aile modelini çağımızda nasıl diriltebiliriz bunu düşünmeliyiz. Bunun için islam tarihinden örnekler almak lazım. Ayrıca bir müslümanın duruşu, özgüveni olmalı; bu onun dışarıya karşı kendini ispat etmesine gerek bırakmaz. Bir müslüman inandığı gibi yaşayınca, bilinçli olunca ailesi de öyle yetişir zaten..Mesele aile modeli aramak değil onu kendinde bulmaktır

dua ile..

 

Related Posts

Tags

Share This

Leave a Comment