Özgür Açılım

   

Ermeniler Ve Aldatanlar

31 Mart 2010 16:04 ozgur acilim 2 yorum var. yazdır yazdır Görüntülenme: 76

Mehmet Ali Başaran

Bir süredir Ali Şükrü Bey’den bahsetmek istiyordum.

Birinci Meclis’te mebus olan muhalif delikanlıdan; onu öldüren Topal Osman’dan; onu Topal Osman’a öldürttükten sonra Topal Osman’ı da öldürten Mustafa Kemal’den..

Buradan resmi tarihe gelecektim.

Tarihe şirk koşmadan resmi tarihe varılamaz ya, ben de yaygın “aydın” tavrını takınıp ikinci cümlemin sağına soluna “iddia edildiğine” ilişkin ibareler ekleyeyim:

Efendim, işin ucu “ulu önder”e dayanıyor ve bu cinayetler ululamaya mani oluyor ve bu türlü iddialar var!

Yeri gelmişken, cumhuriyetle birlikte ümmetten millet/ulus yaratıldığı ile övünenler için Ernest Renan’ın iddiası da şu yönde:

“Tarihi unutmak -ve cesaretle söyleyebilirim- yanlış anlamak, bir ulus yaratmada temel etkendir.”

Tarihe bakmakla resmi tarihten bakmak arasında uluslar kadar fark var!

Birazcık sükunet, kıyas, aklı selim ve izanla yaklaştığında insan, ‘öyle değil de böyle’ olabileceği ihtimali beliriyor.

Dahası, dahası geliyor ve gerçek çiçek gibi açıyor kendini.

Ben hiç de bilimsel olmayan, son derece avam bir akıl yürütme ile diyorum ki bu ülkede, daha düne kadar, her türlü teknoloji ile kayıt altına alınıp yarın hesabı sorulabilecekken ne Darbeler, ne Diyarbakır Cezaevleri, işkenceler, faili ‘meçhul’ cinayetler, banka hortumlamaları oldu.
Devamını Oku »

Enver Aydemir Tahliye Oldu

29 Mart 2010 19:33 ozgur acilim 2 yorum var. yazdır yazdır Görüntülenme: 108

Askerlik yapmayı dini inançları dolayısıyla reddettiğini söyleyen “vicdani retçi” Enver Aydemir, iki sene önce vicdani retçi olduğunu açıklamıştı. O tarihte zorla götürüldüğü Bilecik Jandarma Er Eğitim Tugayı’nda askeri üniforma giymeyi reddeden Aydemir, çıkarıldığı askeri mahkemede serbest bırakılmıştı. “Cebren askeri üniforma giydirilmiş olduğunu ve asker olmayı kabul etmediği için sivil mahkemede yargılanmak istediğini” söyleyen Aydemir 24 Aralık’ta yeniden tutuklanmıştı. Maltepe Askeri Cezaevide tutuklu bulunduğu süre içerisinde askeri üniforma giymeyi redde ettiği için bir çok işkenceye maruz kalan Enver Aydemir, ardından Eskişehir Askeri Cezaevine sevk edildi. Eskişehir askeri cezaevinde tutuklu bulunan vicdani retçi Enver Aydemir’in bu gün gerçekleşen ikinci duruşmasında eşinden alınan bilgi göre tahliye edildiğini öğrendik…

Avukatı Davut Erkan tarafından daha sonra yapılan açıklamaya göre; tutuklu bulunduğu süre ile birlikte, 10 ay kesinleşmiş ceza kararıyla jandarma şubesine götürülen Enver’in mevcutlu olarak, Bilecik’te bulunan askeri birliğe teslim edilmesi kararı verildi.

Enver Aydemir şuan Jandarma gözetminde askeri birliğe teslim edilecek!..

Enver Aydemir Vicdanımızdır…

28 Mart 2010 23:30 ozgur acilim Yorum Ekle yazdır yazdır Görüntülenme: 81

Barış İçin Vicdani Red Platformu, askerlik yapmak istemediği için tutuklanarak askeri cezaevine konulan Vicdani Retçi Enver Aydemir’in serbest bırakılmasını için Galatasaray Meydanında düzenlediği basın açıklamasında Özgür Açılım Platformu olarak oradaydık…

Galatasaray Meydanı’nda toplanan, beyaz fularlar takan Barış İçin Vicdani Red Platformu, üzerinde “Askere gitme kardeş kanı dökme” ve “Vicdani retçi Enver Aydemir serbest bırakılsın” sözlerinin yazılı olduğu pankartları açtı.

“Reddet, diren, hayır de, askere gitme”, “Öldürmeyeceğiz, ölmeyeceğiz, kardeş kanı dökmeyeceğiz”, “Barış için vicdani ret” sloganları atan topluluk adına basın açıklamasını kendisi de bir vicdani retçi olan Halil Savda okudu.

Kendisinin de 19 ay askeri cezaevinde tutuklu olarak kaldıktan sonra çürük raporu aldığını belirten Savda, 24 Aralık’tan beri askeri cezaevinde tutuklu bulunan Enver Aydemir’in serbest bırakılmasını istedi.
Devamını Oku »

Heybemdeki Bereket

23 Mart 2010 20:01 ozgur acilim Yorum Ekle yazdır yazdır Görüntülenme: 56

Ayşenur Karahan

Yazlar bir başka yaşanırdı İzmit’in dağlarında. Gündüzü başka bir aydınlık, gecesi başka derin ve yüklü olurdu. Sıcağı da soğuğu da hoş ederdi insanı. Toprağı, ağacı, suyu, hayvanıyla zevkle ağırlardı misafirlerini. Çoğu zaman oraya gitmek zor gelir fakat gidince dönesi gelmezdi insanın. Ne güneşler doğurduk ve batırdık oralarda, ne yollar aşındırdık yürüye yürüye, ne yerler keşfedip yitirdik yolumuzu, ne lezzetler tattık başka yerde olmadığına inandığımız, ne oyunlar oynadık kendimizin kurup yine kendimizin bozduğu, ne yıldızlar kaydırdık saymaktan yorulduğumuz, ne arkadaşlıklar kurduk yarına hazırlık. Şimdilerde büyük bir özlemle aradığım, sınav stresinin çoktan bittiği, elde tek bir bavulla her şeyin geride bırakıldığı, her yeni günde yepyeni anılara gebe Yuvacık- Aytepe’ deki o yaz günleri…

Herkes doğduğu, büyüdüğü topraklara hasrettir. Çoğunlukla kendi köylerinin yağmurlarında yıkanmak isterler. Bu hissi, bağlılığı belki çoğu kişi anlayamaz, anlam veremez. Belki ben de anlayamazdım Aytepe’deki evimiz olmasa. Büyük şehirde doğmuş ve yetişmiş bir çocuk olarak bu değerleri, güzellikleri çok iyi hissedemezdim. Ama hissediyorum ve özlüyorum. ‘Ah nerede o eski günler’ diyorum ben de zaman zaman. ‘Havasına, suyuna, taşına, toprağına…’ diye mırıldanıyorum ister istemez. Hani hoş bir tat bırakır ya yaşanılan güzel anılar ağızda, kulakta da gülüşme sesleri, gözler resmeder bütün kareleri, hani burun da kaydeder ya o günlere ait kokuları ve taşır bu zamanlara, işte öyle unutulmuyor bazı anlar.
Devamını Oku »

Susma Kus Medya!

17 Mart 2010 15:15 mehmet ali basaran Yorum Ekle yazdır yazdır Görüntülenme: 86

Mehmet Ali Başaran

Önce Dinç Bilgin, ardından Ergun Babahan..

Biri patron diğeri gazeteci, medyanın en içinden iki kişi.

Türkiye’de son 15 yılki kavga gürültünün ortasından konuştular.

Bu kavga gürültü içinde bir darbe (28 Şubat) ve milyonlarca darp var!

Ve kan ve gözyaşı ve haksızlık ve zulüm ve gasp ve cinayet..

Milyonlarca insanın mağdur edildiği bir -psikolojik- harp, pis mi pis bir tezgah var.

Tarihin bu kesitinde sahnede olan bitene bakarken müdahil de olmuş, oldurulmuş, doldurulmuş bu iki ‘önemli’ insanın Taraf Gazetesi’nde bir hafta arayla yayımlanan söyleşileri dikkatle okunup tahlil edilmeli.

Toplam dört günde okurla buluşan konuşmalar, bir nevi itiraflar serisi olarak, bütün teşkil ediyor kanımca.
Devamını Oku »

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    EA4EA5EA6EA1EA1EA1semih kaplanoğlu----semih kaplanoğlu--semih kaplanoğlu-semih kaplanoğlu54