Yazan: Bülent Şahin Erdeğer
Giriş
Tarih insanoğlunun vahyin rehberliğinden yüz çevirmesinin beraberinde ortaya çıkan sorunların ne denli acı sonuçlara varabileceğini göstermektedir. Tevhid ve adalet eksenli olmayan her fikriyat insanlık için hüsran doğuran eylemler olarak geri dönmektedir. “Ulus” kurgusu uğruna son iki yüzyılda üretilen cahili kan davaları da bu hüsran akışının en önemli örneklerindendir. Özellikle yaşadığımız coğrafyada kitlelerin kaosa sürüklenmesine ve bilinçsiz yığınlar olarak kullanılmasına yönelik sistemli bir program olan ulusçuluk farklı renkleri ve tonlarıyla zulmün en bildik aracı konumundadır. Osmanlı devletinin çökertilmesi ve sonucunda gelişen modern çözücü düşüncelerin bayrağı olan Türk ulusalcılığı diğer azınlık ulusalcılıklarıyla el ele verip bu coğrafyanın insanını kan ve gözyaşına mahkum etmeye devam etmektedir.
Devamını Oku »













