Yazan: Adnan Akan
Özgürlük ahlakın temel kavramıdır. Bunun en önemli nedeni iyi ile kötü arasında özgürce seçim yapamayan kişiyi eyleminden ahlaken sorumlu tutmanın mümkün olmamasıdır. Özgürlük bundan dolayıdır ki insanın kendi tercihlerine, iradesinin buyruklarına göre eylemde bulunulması durumunu tanımlar. O, kişinin var olan alternatif eylem tarzları arasında bir seçim yapabilme gücünü ifade eder.
Negatif özgürlük ya da Serbestlik:
Etik’te olumsuz özgürlük olarak da bilinen negatif özgürlük anlayışına göre, insan başka bir kimse, grup ya da gücün müdahalesinden uzak olduğu zaman özgürdür, yani onun davranışına getirilen bir kısıtlamanın olmaması onun özgürlüğünü meydana getiren en önemli şeydir. Negatif özgürlüğü kabaca bireyin tüm arzu ve isteklerini herhangi bir engel olmaksızın yapabilmesi olarak tanımlayabiliriz.
Negatif özgürlük anlayışı genel olarak T.Hobbes, J.S.Mill, B.Russel gibi İngiliz liberal ve deneyimci düşünürlerle Stirner gibi aşırı bireyci anarşistler tarafından savunulmuştur. Hobbes’e göre insanın kendi amaçlı eylem tarzı nehir yatağında serbestçe akan suyun hareketine benzer şekilde dış baskı, engel, kısıtlama ve müdahelelerden bağımsız bir biçimde kendiliğinden olduğu zaman o özgür olmak durumdadır. Aynı şekilde sonraki deneyimci düşünürlere göre de özgürlük özü gereği negatif bir şey olup eylemlere getirilecek dış engelin olmamasını, kişinin kendi istek ve arzularına göre yaşamasını ifade eder. Öyle ki Stirner bir bireyin düşünmesi gerektiği yegane olgunun bizatihi kendi benciliği olduğunu dile getirir.
Devamını Oku »













