1 Şubat 2010′da işsiz kalacakları için, devlet kurumlarına nakillerini isteyen ve 4/C statüsünde çalışmayı reddeden Tekel işçilerinin Ankara’daki direnişleri devam ediyor.
Eylemleri polis tarafından şiddetle bastırılmaya çalışılan tekel işçilerinin karşı çıktıkları ve hiçbir şekilde kabul etmeyecekleri 4/C statüsünün getireceği felaketler şunlar:
‘İş güvencesi ortadan kaldırılarak, 10 aylık bir çalışma süresi öngörülüyor.
Kadrolu işçinin sahip olduğu pek çok hak elinden alınıyor.
(Sendikal örgütlenme hakkı, ikramiye, tazminat vb.)
Ücretleri de oldukça düşüren 4/C statüsü taşeron çalıştırmanın bir nevi, ayağı oluyor.
Tekel işçileri de kapatılan Tekel fabrikası yerine aynı özlük haklarıyla devletin başka bir kurumunda çalışmayı talep ederken karşılarına, var olan tüm haklarının ellerinden alınacağı 4/C statüsü getiriliyor.
Açlık sınırının git gide artığı ve yoksulluğun ve yoksunluğun dünyayı kasıp kavurduğu böylesine bir sınıfsal ve toplumsal şirk çağında tekel işçilerinin kölelik ile işsizlik arasında bir tercih yapmaya zorlanmaları hiçbir şekilde insani (İslami) bir davranış değildir.
Tevhidî yaşam gereği herkesin ama herkesin temel ihtiyaçlarını rahatlıkla karşılayabileceği imtiyazsız, sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyayı talep eden Özgür Açılım Öğrenci Platformu olarak tıpkı Hz.Muhammed(s)’in bir zamanlar Mekke’ de sömürüye karşı haykırdığı gibi SOYGUNCULUĞA VE SÖMÜRÜYE HAYIR diyoruz.



























Asgari Ücretin Adı, Resmen Köleleştirmedir!
http://www.haksozhaber.net/news_detail.php?id=11954