Özgür Açılım

   

Türk Tipi Etkinlik Tarzı

13 Kasım 2009 09:54 mehmet ali basaran 1 yorum var. yazdır yazdır Görüntülenme: 181

İstanbul Büyükşehir Belediyesi her ay Kültür Sanat Bülteni yayınlıyor ve şehrin dört bir yanına serpiştirilmiş kütüphane, sinema, tiyatro vb. kültür merkezlerinde, ücretsiz olarak halkın ilgisine sunuyor.

Türkiye’nin dünyada ciddiye alınır bir üniversiteye sahip olmadığını hem kabul ediyor hem etmiyorum. Ediyorum, üniversitelerimizin hali ortada! Etmiyorum çünkü kültür sanat ve tarih dolu, dünyanın üç beş merkezinden biri olan İstanbul’u, bu güzel şehri başlı başına bir üniversite olarak görüyorum. Baş örtülü olsam da girebileceğim, bayramlarda, tatillerde gidebileceğim, sınavları olmayan, isteyene hayırlı ilmi de cömertçe veren bir üniversite!

Bu Büyük şehirde, duyurusu yapılan ve –becerip- yapılamayan yüzlerce etkinlik oluyor her ay.

Dün Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde, Reha Erdem Söyleşisi’ne katıldım.

Reha Erdem, bu ay TZT Kültür Merkezi’nde dört filmi (Hayat Var, Beş vakit, A Ay, Korkuyorum Anne) gösterimde olan, kendini bulabilme yolunda uzun bir mesafe kat etmiş, yetenekli, genç bir yönetmen.

Programda, film eleştirmeni Esin Küçüktepepınar ile moderatör olarak Faysal Soysal da yer alıyor.

Türk Tipi Etkinlik Tarzı gereği program ilan edilen saatte başlamıyor, seyirciler olarak salonda yerlerimizi almış, öylece bekliyoruz. Beş.. onbeş.. derken yirmiş dakika olmuş, halen, tek bir açıklama yapılmıyor bize, kasaya dizili domatesler gibi bekliyoruz!

Düşünüyorum da, Lozan’da veya daha sonrasında, biz millet olarak, söz verdiğimizde, sözleştiğimiz yerde sözleştiğimiz saatte bulunmamak üzere zımni bir anlaşma mı imzaladık!? Bunu ben neden bilmiyorum? Anladığım kadarıyla resmi bir anlaşma değil, öyle olsa tarih kitaplarında okurdum, sınavlarda falan çıkardı karşıma.

Neyse, enayilik bende, katılımcılara verilen söze güvenip, programın süresini güya hesap ederek, başka bir arkadaşımla buluşmak için sözleşmiş bulundum, erken ayrılmak zorunda kaldım.

Yarım saat bekletildikten sonra, nihayet moderatörümüz göründü. Ama o ne endam, o ne şeref efendim!. Hâlinde bir eziklik bir ‘geciktik’lik, olmadığı bir yana, Reha Erdem gibi bir ‘pop starı’ bize taksim etmese, perişan bir halde sap gibi kalakalacağımızın farkında! Özgüven o ‘biçim’ abimizde. Bir ‘elleri göriyim!’ demediği kalıyordu ki, çıtı pıtı bir öncü alkışın ardından tufan koptu!

“Bravo Bravo!”

Allah’ım dedim, rüya sinemasında mıyım, öyleyse, bu giderek bir kâbusa dönüşüyor.

Bu kadarı pişkinlik bile değil, yemeğin altını yakmak oluyor!

Yok, en azıdan ilkin, yalandan da olsa, ‘yoldaydık’, ‘trafik’ vb ‘hiç hesapta olmayan aksiliklerden’ bahsedip gecikme için bir satır özür dileyecek.

Ama hayır! Buna gerek görülmüyor.

Bu rahatlık bu koyvermişlik nerden geliyor, böylesi bir hakkı, haksızlık yapma hakkını nerden aldık?

Millet olarak bayağılaşmamızın, insan kalitesi olarak bayatlamamızın sonucu olabilir mi?

Söz namussa sözlerimizi kendi ellerimizle boğmamız ve boğup bir kenara atmamız bizi değersizleştirmesin?

Belki de hiç Hesapta olmayan Sorgu’ya çekildik Kitap’ta olan.

Ve hükmümüz verildi: insanlığımız mahkûm!

“Verdiğiniz her sözü yerine getirin çünkü verdiğiniz sözden hesap gününde mutlaka sorguya çekileceksiniz!” (Kur’an 17:34)

Benzer Yazılar

DeliciousDesign BumpFacebookDiggDesign FloatMixxRSS FeedStumbleUponTechnoratiTwitterGoogleLinkedIn
1 Yorum bulunuyor
  1. ammar diyor ki:

    Aynı şeyi geçen hafta AKV’de yaşadık. Luther filmini izledikten sonra Ali Murat Güven filmin analizini yapacaktı. Abimiz film bittikten yarım saat sonra teşrif etmiş tabi ben ve benimle birlikte salonun yarısından fazlası çoktan vakıftan ayrılmıştı..

Yorum Ekle

BİZİ TAKİP EDİN

Hakkımızda

Özgür Açılım Platformu İstanbul Bilgi Üniversitesinde, doğru bilgi: özgür açılım sloganı ile hassasiyet ve ilgi alanı birbiriyle kesişen bir grup genç tarafından kurulmuş bir kulüp. Kamuoyunun temas etmediği alanlara değinen Özgür Açılım Platformu düzene uygun olmayan kafaların ötekileştirilmesine; etnik, dini, coğrafi ve kültürel farklılıkların öcüleştirilmesine karşı kurulmuş, bilgiye, adalete ve özgürlüğe doğru açılımlarda bulunma iddiasında.

Twitter

    Fotoğraflar

    EA4EA5EA6EA1EA1EA1semih kaplanoğlu----semih kaplanoğlu--semih kaplanoğlu-semih kaplanoğlu54