Tutukluk Yapan Hukuk
İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyucu âdil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmekle kendini yükümlü sayan, hukuk kurallarına ve Anayasa’ya uygun davranan, bütün eylem ve işlemleri yargı denetimine bağlı olan devlet hukuk devletidir. Buna karşın, belirli bir kanuna dayanmak zorunluluğu hissetmeden, doğru bildiğini aklınca uygulayan devlete de polis devleti denilmektedir.
‘Türkiye bir hukuk devletidir’ sözünü, bilhassa devlet yetkililerinin sıklıkla dile getiriyor olmaları, Türkiye’nin bir Polis Devleti olduğunu gizlemek gayesi taşımıyorsa; bir Hukuk Devleti olması temennisi taşıyor olmalı.
Bizim temennimiz de o yönde zira insanca bir yaşam için zulme değil adalete ihtiyacımız var.
Adil bir devlette vatandaşların huzur içinde bir arada yaşayabilmeleri ifade özgürlüğünün varlığına bağlıdır.
İnsanların dillerini konuşabilmeleri, dinlerini ve kültürlerini istedikleri gibi yaşayabilmeleri doğuştan sahibi oldukları haklarıdır. Bu hakların tanınması devlete minneti gerektirmez.
Türkiye bu hakların yıllarca tanınmadığı, baskılandığı bir coğrafyanın adı olarak insan doğasına, insan onuruna yeni yeni saygı duymaya başlayan bir ülke. Olması gerekene çok uzak, normal’in epey gerisinde.
Söz konusu ‘geri kalmışlığın’ göstergelerini sistemin zihniyetinden itibaren yasalarına ve uygulamalarına doğru okumalı:
Sistemin gözlüğü ile ‘makbul vatandaş’ bakışından gayrı ifadesini bulan her bakış muhaliftir ve muhalif olmak düşman olmak anlamına getir, getirtilir bu ülkede.
Muhalifler için Ceza Kanunu yeterli gelmez; Terörle Mücadele Kanunu (TMK) devreye sokulur ki neredeyse her şey terör örgütü propagandasını yapmak suçu kapsamındaki yerini alabilsin. Gazeteci-yazar, çoluk çocuk örgüt üyesi değilse de örgüt üyesi olarak yargılansın, ağır cezalar alsın.
TMK devreye sokulur ki savunma aşamasında avukatların dosyayı alıp incelemeleri hakim kararıyla yasaklanabilsin. (gizlilik kararı ile avukatlardan saklanan bilgiler medyaya servis edilebilir, o ayrı!)
TMK devreye sokulur ki ağır bir infaz rejimi ve tecrit uygulanabilsin. Tutuklu ve hükümlü hakları ihlal edilebilsin. Kolayca disiplin cezaları verilebilsin.
Devletin buldozeri olmuş Devlet Güvenlik Mahkemeleri kaldırılmışsa da bir hülle ile yerini alan Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri halen çalışmakta!
Asıl olanın özgürlük, istisna olanın yasaklar/tutukluluk olduğu temel kuralı feci şekilde ihlal ediliyor Türkiye’de.
Ergenekon, Balyoz, KCK, El-Kaide, Hizbullah, Hizb-ut Tahrir vb. adlar altında bol keseden gerçekleştirilen tutuklamalar hukukun yanında bir yığın hukuksuzlukla sonuçlanmakta, kimin neyle suçlandığı tam olarak bilinmeksizin hukuk, kabataslak ve hatta hoyratça uygulanmakta, uzun uzun tutukluluk süreleri bizzat sindirme ve cezalandırma aracı olarak kullanılmaktadır.
Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar herkesin masum olduğu temel hukuk kaidesi de alenen katlediliyor bu ülkede. Hal böyle olunca “suçluların” delil yetersizliğinden serbest kalması garabeti normalliğini koruyor hâlâ!
Türkiye’de bağımsız ve tarafsız bir yargıdan bahsetmek mümkün olabilir mi! (ilerde..)
Özgür Açılım Platformu ve Hür Beyan Hareketi olarak hatırlatmak isteriz ki adalet her zaman hepimiz için gereklidir.
Hukukun içi adaletle doldurulmalı ve o her şartta her fert hukuka bağlı kalmalı. ‘Devletin rutin dışına çıkabileceği’ yoz zihniyetine asla geçit verilmemeli.
Muhalif olmaya yüklenen olumsuz anlamlar mahkûm edilip ifade özgürlüğü önündeki setler yerle bir edilmeli ve insanlar hür bir yaşamı teneffüs etmeli.
Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemeleri kaldırılmalı.
TMK hakla, izanla, insafla ele alınmalı, yeniden yazılmalı.
Kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakan gözaltı ve tutuklamalara kin, düşmanlık değil içi adaletle dolu ve titizlikle uygulanan bir hukuk dayanak olmalı.
Masumiyet karinesinin işletilmesine bilhassa özen gösterilmeli. Tutuksuz yargılama öncelenmeli. Bu yola gidilemediği hallerdeyse tutukluluk süreleri en aza indirilmeli.
Çünkü hukuk adalet getirmeli ve adalet hepimiz için gerekli!
Özgür Açılım Platformu
Özgürlük için Adalet!
Hür Beyan Hareketi








Son Yorumlar