Vahyin Şahitliğini Yapan Kadın ve Erkeğin Rolü

Mar 16, 2010 by

Büşra Bulut

Özgür Açılım Öğrenci Platformu 14 Mart Pazar günü Hamza Türkmen’i konuk etti. Yazar Hamza Türkmen, İslamî mücadele de kadının ve erkeğin rolü başlıklı konuyu anlattı.

Türkmen, konuşmasına İslamî hareket kavramını açıklayarak başladı : İslami hareketin bir İslam anlayışı, hedefi, programı, sürekliliği ve sürdürülebilirliği olması gereklidir ve niyeti, hayatı İslami perspektiften okumak ve bu yönde değiştirmek çabası olmalıdır. Konuşmacı, “İslami hareket veya İslamcılık, sosyolojik kavramlardır  fakat konuya İslamın kendi kavramları ile yaklaşacak olursak buna tebliğ, cihat, mücahede de denilebilir” dedi.

İslamı yaşama ve yaşatma çabası içerisideki kadın ve erkeğin rolünü düşündüğümüzde akla Nisa Suresi 1. Ayet * gelmektedir diyen Türkmen, bu ayetin rüşt yaşına gelmiş, hayatı anlamlandırma çabasına girmiş bir insana Allah’ın cevabıdır diye açıkladı. İnsanın hayatı bütünsel olarak okuma çabası ortaya çıktığında yöneleceği en genel iki yol vardır diyen Türkmen, insanın, yaratılışı ya tesadüfler ile açıklamaya çalışacağını yada bir yaratıcının olduğuna inanacağını dile getirdi. Konuşmacı, İnsan, Allah’ı birleme fıtratı üzerine yaratılmıştır ve hakkı ile akleden insan muhakkak bir yaratıcının olduğunu dile getirecektir vurgusunu yaptı. İnsanın insanlaşma sürecinde Allah, Bakara Suresi 31. Ayette** belirttiği gibi insana kelimeleri öğretti ve daha sonra vahyi verdi diyen Türkmen, bunun yanında imtihan olmamız için iyiliğe ve kötülüğe meyil etme özelliğimizin de olduğunu vurguladı.
Bizim günümüz de, geleceğimiz de kendi irademizdir

Düşünmeye başlayan insanın evren ve kendi ile ilgili sorularına vahiy dışı cevaplar üretmeye başladığında birçok yola sapabileceğinin altını çizen Türkmen, bu tıkanıklığı doldurmaya çalışan egzistansiyalizmden bahsetti. Konuşmacı, doğal bir güdü olarak kendini tanımlamaya çalışan insanın sorularını cevaplamada vahiy dışı kaynaklardan yararlanmasının kişiyi fıtratının uzağına düşüreceğini belirtti. Batı toplumlarının yabancılaşma olarak tanımladığı bu durumu Kur-an ifsat olarak açıklar diyen Türkmen,  islami hareketin de  haksızlığa, zulme ve çözülmüşlüğe karşı insanlığı dönüştürme ve tekrar diri ve dingin hale getirme çabası olduğunu vurguladı.

Türkmen, kadın ve erkeğin İslami sorumluğunu en başta Kur-an’da ki işaretlerden ve Rasul’ün örnekliğinden görmemiz gerektiğinin altını çizdi. Konuşmasının devamında, bu dönüştürme sorumluluğu içindeki kadın ve erkeğin rolünün Al-i İmran Suresi 195. Ayette*** anlatıldığı gibi denk olduğuna vurgu yaptı ve iman eden kadın ve erkek, vahyi yaşamlaştıran ve toplumdaki ifsadı vahiy ile ıslah eden yani vahyin şahitliğini yapan olduğunu dile getirdi.

Biz Müslümanlar olarak bu coğrafyada kitaptan uzaklaştırılmış bir ümmetin çocuklarıyız diyen Türkmen, yeniden Kitabımıza dönerek ıslah çabasına girerken Rasul’ün ve beraberindekilerin Mekke cahiliyesin de ki Kur-an ile eğitim sürecine dikkat etmemiz gerektiğinin altını çizdi. Konuşmacı, Müzzemmil Suresi 4. Ayette geçen “gecenin belirli vakitlerinde tertil üzere Kur-an oku” emrinin Rasul ve beraberindekiler için bir iç eğitim örneği olduğunu belirtti. Vahyin ilk muhattabının kadın olduğunun vurgusunu yapan Türkmen, bu iç eğitimde ve İslami mücadelede Rasul örnekliğine dikkat edildiğinde kadın ve erkeğin birlikte olduğunu belirtti. Gecenin belirli vakitlerinde vahyi anlamaya ve vahyin sosyal yaşamdaki karşılığını bulmaya çalışarak bunun şahitliğini yapan Rasul ve beraberindekilerin, Kur-an’da bildirilen takva ölçüleri içinde mücadele alanlarında birlikte dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Türkmen, islami mücadelenin, şahsiyetlerini  vahiy ile oluşturmuş olan Müslümanlar olarak Fatiha suresinde “Biz” olma bilincini yakalamanın yanında İbrahim gibi tek başına ümmet olacak güçte kimlik ve kişilik sahibi, bilinçli Müslümanların birlikteliğinden oluşacağını önemle vurguladı.

Türkiye’de  geleneksel din anlayışı dolayısıyla kadın, eve mahkum, evde iyi çocuk yetiştirmeye çalışan bir konumdaydı  diyen Türkmen, hayatı tanımayan bir kadının ev içindeki konumunun, çocuklarını eğitmedeki konumunun doğru bir düzleme oturmayacağını belirtti. Fıtri olarak tabî bir iş bölümü vardır, kadın ve erkek birbirlerinin elbisesidir emri üzere birbirlerini dengeleyen unsurlar olduğunu dile getiren Türkmen, kadının ve erkeğin yaşam içerisindeki konumlarını buna göre belirlemeleri gereklidir dedi. Konuşmacı,  fıtri olarak ortak ve gerekli  alanlar dışında kadının kadınları tanıması, erkeğin erkeği tanımasının tabî olduğuna vurgu yaptı. Allah Kur-an’da gerekli ölçüleri hem kadına hem de erkeğe bildirmiştir. Bu ölçüler ile bakıldığında ahlak umdelerini görebiliriz. Türkmen, Ahlak ve takva umdelerinin ortadan kalktığı bir çağda, kişiliğin değil, dişiliğin ön planda olduğu, vitrinlik insanların yaşadığı bir toplum içerisinde takvalı ve erdemli kadınlar ve erkekler olmanın doğru ölçülerine dikkat çekti. Kadınların meta olarak kullanıldığı bir çağda erdemli kadınların, genç nesle örnekliğine ihtiyacımız vardır ve bu konuda ‘pozitif ayrımcılık’ yapılabilmelidir.

Türkmen konuşmasını sonlandırırken İhlas elbisesini giymiş, erdemli Müslümanların  istişarei boyutta birlikte olmalarının önemine ve gerekliliğine vurgu yaptı.

*4/ Nisa,1 : “Ey insanlar sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve her ikisinden birçok erkek ve kadın türetip-yayan Rabbinizden korkup-sakının. Ve (yine) kendisiyle, birbirinizle dilekleştiğiniz Allah’tan ve akrabalık (bağlarını koparmak)tan sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözeticidir.”

**2/ Bakara, 31 : “Ve Adem’e isimlerin hepsini öğretti. Sonra onları meleklere yöneltip: “Eğer doğru sözlüyseniz, bunları Bana isimleriyle haber verin” dedi.”

*** 3/Al-i İmran, 195 : “ Nitekim Rableri onlara (dualarını kabul ederek) cevab verdi: “Şüphesiz Ben, erkek olsun, kadın olsun, sizden bir işte bulunanın işini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte, hicret edenlerin, yurtlarından sürülüp-çıkarılanların ve yolumda işkence görenlerin, çarpışıp öldürülenlerin, mutlaka kötülüklerini örteceğim ve onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağım. (Bu,) Allah Katından bir karşılık (sevap)tır. (O) Allah, karşılığın (sevabın) en güzeli O’nun Katındadır.”

Related Posts

Tags

Share This

Leave a Comment