Viva Palestine
Kevser Çakır
Filistin halkına destek olmak ve Gazze’deki ambargoyu delmek için Londra’dan yola çıkan Gazze’ye Özgürlük Konvoyu (Viva Palestina) 10 gün süren bir yolculuktan sonra Türkiye’ye dün ulaştı. Yurt dışından gelen ekiple Türkiye’deki ekip Feshane’de buluştu.
Bazı İngiliz ailelerin konvoya bebekleriyle gelirken, Yahudi hahamlar da Feshane’ye gelerek İsrail’e tepkilerini dile getirdiler. Yurt dışından gelen ekipte bulunan bazı kişilere duygu ve düşüncelerini sorduk… İşte aldığımız cevaplar…
Nickholas Hall;
“Ben İngiltere’den geldim. Ve gözlemlediğim kadarıyla Düya kamuoyu bu konvoya oldukça ilgi gösteriyor. Konvoy ilgi görüyor çünkü burada herkes sıradan bir insan. Tabiki şanslı insanların olduğu bir konvoy bu. Çünkü bu yolculuğa çıkan insanların ya zamanları vardı ya da Gazze’ye gitmek için kendilerine zaman yarattılar. Biz bu yolculuğa çıkarak aslında büyük bir risk alıyoruz fakat bu yolculukla Gazze halkına büyük bir hediye vermiş olacağımızı biliyoruz. Bu sayede hükümetler arası bir anlaşma değil bu, insandan insana bir diyolog söz konusu oluyor.
Bu konvoydaki herkes yardıma ihtiyacı olan Gazze ve Filistin için toplandı. Çünkü o insanların güvenecek birilerine ihtiyaçları var, orada büyük bir izolasyon yaşanıyor.
İnsanların çoğu ihtiyaçlarını karşılayacak, temel materyallerden yoksunlar, sürekli zarar görüyorlar, yaşam güvenceleri yok ve evleri yakılıp, yıkılıyor. Bu yüzden biz Filistin halkına yardım etmeyi isteyen tüm şehirleri temsilen onlara yardıma gidiyoruz. İsrail’e gelince muhtemelen bizi görmekten memnun olmayacak ama bize hiçbirşey de yapamayacak. Çünkü biz sıradan insanlarız, eğer böyle birşey yaparsa insanlığa karşı başka bir suç daha işlemiş olur. Aynen Reachel Corrie’ye yaptığı gibi. Onu acımasızca öldürdü ve hepimiz bundan büyük bir üzüntü duyduk ama o bizim için daima bir kahraman olacak ve adı hafızalardan sonsuza dek silinmeyecek. Bu yüzden İsrail bize birşey yapamaz. Bu geziden sonra İngiltere’ye döndüğümde ilk yapacağım şey mülteci olmaya zorlanmış ve ülkelerindeki işgaller sebebiyle başka ülkelere göç eden Filistinliler gibi insanlar hakkında çalışmalar yapmak olacak.
Bu düşünce beni şimdiden heycanlandırıyor. Çünkü bu geziden beklentim, ilk defa bunu yaşayan insanlarla birebir konuşmaktı. Döndüğümde onların yaşadıklarını daha iyi anlayacağımı umud ediyorum.”
Joti
“Londra’dan geliyorum. İngiltere’de konvoya yeterince ilgi gösterilmediğini düşünüyorum. Bunun en temel sebebi; İngiliz medyasının küçük bir grup tarafından kontrol ediliyor olması ve İsrail firmalarının bunlar üzerinde büyük bir etkiye sahip olmasıdır. İngiltere’de yaşayan bir çok insanın Gazze’de olanların çoğundan haberleri yok.
Filistin Meselesi’ni bir çoğu doğru anlayamıyor ve Filistinlileri terörist zannediyorlar. Biz bu anlamda büyük bir avantaja sahibiz. İnsanlara “VİVA PALESTİNE”den bahsettiğimizde “o da nedir?” diyorlar. Açıklayınca “aaa iyi, iyi” diye tepkiler veriyorlar.
İsrail’in bizden bu anlamda nefret ettiği de kesin. Bizim Filistin’e girmemizi istemeyecektir ama bunu direkt olarak kendisi yapmayacak, Mısır üzerinden baskı uygulayacaktır. Mısır sınırdan geçişimizi zorlaştırmak isteyecektir. Fakat bu konvoy çok popüler ve eğer Mısır hükümeti konvoyu engellemek isterse halk buna tepki gösterir. Bu yüzden o da yolumuza çıkamaz. Ama eminim ki, hem İsrail, hem Amerika, hem Britanya “onların oraya girmesine sakın izin vermeyin” diyecekler. Ayrıca sembolik düzeyde bir yolculuk gibi gözükse de bu yardımlaşma ile ellerinden alınmış özgürlüklerini dünyada da önemseyen ve onları asla unutmayan insanlar olduğunu göstermiş olacağız. Siz haklısınız biz de sizin yanınızdayız demiş olacağız.”
Cueeva Butterly (İrlanda):
“İrlanda’dan katıldım bu konvoya. Konvoy çok fazla dünya medyasını meşgul edemiyor, aslında insanlar duyarlı olabilirler ama medya genellikle bu konuya yer vermiyor. Bu anlamda liberal olduklarını söyleyen, bir çok ülkenin medyası yanlı bir tutum izliyor ve insanların nereye dikkat çekmeleri gerektiğini belirliyor. Fakat dayanışma hareketleri medya kadar güçlü olmasa da insanları duyarlı olmaya çağırıyor. Ve internet medyası da alternatf bir ses oluşturuluyor. Bu umut verici bir durum. Ama biz duyarlı insanlar olarak, Arap basınına da büyük bir mesaj veriyoruz. Umulur ki, böylece Arap hükümetleri yaptıklarından utanırlar.
Viva Palestine’e katılmam bir kaç gün içinde gerçekleşti. Fakat Gazze halkı için çalışmalar yapıyordum. Bu yolculuktan asıl beklentim; Filistin’e yapılan saldırıların durması ama bir kereliğine değil tamamen sona erdirilmesidir. Tabiki bu temsili ve sembolik bir yolculuk ama duygusal düzeyde izole edilmiş Gazze halkına büyük bir moral olacağını düşünüyorum. Düşünün yıkılmış, evler, okullar, hayatlar vs. Bu konvoy onlara umutlu olmaları gerektiğini hatırlatacak.”
Ziad El-Hady:
Ben Londra’da yaşıyorum, mart ayında düzenlenen konvoya da katılmıştım. Genelde müslümanlar konuya çok daha ilgililer ve konvoyu çok destekliyorlar. Gittiğimiz her ülke de bizi heycanla ve sloganlarla karşıladılar. Müslüman kanallar bir çok kez yayınlarında konuya yer verdiler. Ve Filistin halkı da elhamdüllillah çok mutlu oldular. Hatta İngiltere’deki müslüman olmayan kişiler de bizi desteklediler. Avrupa’daki hükümetlerin tavırları ise tabiki değişiklik gösteriyordu ama çoğu geri dönmemizi istiyorlardı. Bazı Arap devletler ise bizi hiç hoş karşılamadılar. Özellikle insanlarla konuşmamızı, onları konu hakkında bilgilendirmemizi istemiyorlardı. İnsanlarla konuşmak istediğimizde polisler bunu durdurmak için harekete geçiyorlardı. Fakat çok şükür insanlar ve verdikleri tepkiler gerçekten iyiydi; Libya, Fas, Cezayir, Tunus… Hepsi bizi iyi karşıladılar. Bu seferki ilk geldiğimiz müslüman ülke Türkiye ve Türkiyeli müslümanlar gerçekten çok çok iyi karşıladılar bizi. Filistin sorununa çok duyarlı olduklarını bir kez daha göstermiş oldular.
İsrail’e gelince bizi istemiyor ve iyi karşılaşacağını da sanmıyorum. Belki durumu kontrol altına almaya çalışacak ve işgal ettiği topraklara yaklaşmamızı istemeyecek. Fakat yine de bizi Allah’ın izni ile durduramayacak. “Viva Palestine” yolculuğundan en büyük beklentim ise, Filistinlilerle tekrar bir araya gelmek ve onların durumunu kamuoyunda duyurmak. Bu müslüman kardeşlerimize tekrar yardım ulaştırmak ve onları desteklemektir. Bu sayede müslümanların onları unutmadığını görmüş olacaklar. Ve inşallah özgürlük yolundaki mücadelelerini kolaylaştırmış olacağız.
Kaynak: Timeturk







Son Yorumlar