Yağmur Ağacı
Samimiyet tek bayrak, yeryüzü tek vatan, çocukluk tek millettir bize.
Hiçbir ülkenin vatandaşları değil kendi ülkümüzün yoldaşlarıyız.
Yoldaş, ‘gel gidelim’ deyince, işi gücü, oyun ve oyalanmayı bırakıp soluğu tiyatronun önünde aldık. ‘İki bilet lütfen’ dediğimizde gişeci teyze bizi taciz etti. Ama bu çocuk oyunuymuş! İçeri girerken biletleri uzattığımız görevli amca da bize ayıp etti. Yanlış olmasınmış, bu çocuk oyunuymuş!.. Canımızı sıkmaya yetmediler ama sormadan da edemedik: ne bu ayrımcılık, siz çocuklara cüsselerine, boylarına poslarına göre mi muamele ediyorsunuz! Ne yani, biz de tam olarak çocuğuz. Bakın, biletlerimizde de yazıyor zaten: Çocuk_Tam_2, 00TL
9 çocuk 17 ebeveyn ile oyun başlamadan yerlerimizi aldık. Oyuncularsa, bizdeki rahatlığı görüp, ne kadar hoşgörülü olabileceğimizi anladıklarından, ‘başlarız canım, acelesi ne’ gibilerinden, beklenmedik bir ‘samimiyetle’ kuliste laflıyorlardı ki, yarım saat sonra oynayası gelenler sahnede geldiler ve macera başladı.
Ülkede kuraklık o biçim, su mu hak getire, İski’nin umrumda değil durum, halk ayaklanmış, sarayın etrafını sarmış, tepkili kalabalıktan isyan sesleri yükseliyor! Bizim hükümdarın el bebek gül bebek, bir türlü barbi bebek misali büyüdüğü her kaprisinden belli kızı, namı diğer Nazkız da uyanmış. Bakmış ki sarayda bile su yok; işin ciddi olduğunu anlamış. Yanında biten bir kızcağız da sürekli akıl veriyor ona. Allah kendisine de akıl fikir versin; kafasına –tövbe estağfurullah- halka gibi bir şey geçirmiş. Nerden bulmuş onu. Hangi manyak modaya uymuş, insan olan bu eziyeti eder mi kendine, topuklu giyse daha iyi. (neyse ne!..)
Alık alık bakan, saçma saçma konuşan Nazkız’a ‘Bilge Dede’ye danışalım’ parlak fikrini vermiş. Bu Bilge Dede, bizim Gri Sakallı Bilge Atasoy Müftüoğlu *olmasın diye geçirdim içinden. Hayır o değildi. Dede gibi durmayan, oynatmış bir Einstein benzeri, orta yaşlı bir herif. Acayip bir yürüyüşü var. Ayakkabılarından tuhaf tuhaf sesler çıkıyor, hiçbir hayvanın yürümediği gibi yürüyordu. Atlar zıplar bir yürüyüş.
Yine de iyi ki Bilge Dede’ye danışmışlar, onlara ne yapmaları gerektiğini- senaristten aldığı ‘ilhamla’- söyledi.
Bunun üzerine Nazkız, yanındaki yardımcı kız ve ekibe sonradan dahil olan Bulut Hanım’ın komik çocuğu Şeker Oğlan ile yola çıkmışlar. Maksat Yağış Ormanı’na varıp Yağmur Ağacı’nı bulmak, ondan medet umuyoruz.
Bu uzun ve meşakkatli yolda başımızdan geçen maceralarla yer yer korkuyor, bazı bazı gülmekten yerlere yuvarlanıyor çokça da eğleniyoruz.
Suları ölçülü kullanmadığımız ve doğaya karşı özensiz davrandığımızdan kuraklık baş göstermiş, Yoldaki İşaretlerden anladığımız şudur ki havyanlar insanlara küsmüş, yüzümüze bakmaz olmuştur. O kadar ki, geçerken bir kurbağa insanlara laf soktuğunda, darlanmamak elde değil arkadaş. İşin kötüsü son derece haklılar. Ne yapsalar yeridir yani.
Çölden geçiyoruz, bir aslana rastlıyoruz, hayvandan korkuyor, tir tir titriyoruz fakat kuraklık öyle bir musibet ki, hayvancağız perişan bir halde, süt dökmüş kedi gibi, bizden süt değil ama su istiyor, mataramızdaki (tuzsuz) sudan ikram ediyoruz kendisine, bu arada mesajı alıp yolumuza devam ediyoruz.
Çok gitmeden iki kurbağaya rastlıyoruz. Pörtlemiş gözlerle, Allah’ın bulmuş bir haldeler fakat bariz bir muziplikleri de var. Bize son albümlerinden “vırak vırak bırak bırak” adlı rap türü şarkılarını değişik palet ve kuyruk hareketleri eşliğinde söylüyorlar.
Sözleri manidar: “ama artık her yer kurak/atamayız özgürce kulaç”
Yine göçmen kuşlardan da, az ilerde gerekli nasihatleri dinledikten sonra varacağımız yere varıyoruz.
Artık badireler atlattık, suyun, doğanın önemini anladık, ekip arkadaşları olarak özeleştiri yaptık, birbirimizi tanıdık, kardeşleştik, içimiz insan sevgisi ile, hayvanlara karşı muhabbetle doldu, hatalarımızı kabul ettik, bir daha böyle yaramazlıklar yapmayacağız, doğaya ve insanlığa karşı sorumluluklarımız var, elden geleni yapacağız, Allah bizi affetsin.
———————————–
*’Pamuk Şeyh ve Uçan Ayakkabılar’, Eminenur Çakır
‘Yağmur Ağacı’, İstanbul Devlet Tiyatroları, Yazan: Serpilhan Kanıbol, Yöneten: Elif Erdal







Son Yorumlar